YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/566
KARAR NO : 2010/3902
KARAR TARİHİ : 28.05.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden … dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 129 ada 51 parsel sayılı 21.982,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 129 ada 51 sayılı parselin kadastro tespitinin iptaline, teknik bilirkişinin krokisinde (B) harfi ile gösterilen 3987,22 metrekarelik bölümün adanın son parsel numarası ile davacı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın davacıya miras bırakanından intikal ettiği ve kadastro tesbit gününde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, zilyetlik konusundaki beyanların ve ziraat bilirkişisi raporunun yetersiz olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmazın başında yeniden keşif yapılarak üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu ve taşınmaz başında hazır bulundurulacak taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, ne durumda bulunduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmaz davacıya murisinden intikal etmiş ise, kök murisin ölümünden sonra yöntemine uygun şekilde paylaşma yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa çekişmeli taşınmazın hangi mirasçıların payına düştüğü, taksimde paydaşlara verilen paylar ile bunların akibetlerinin ne olduğu maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tespite aykırı sonuca varılması halinde tespit bilirkişileri de tanık sıfatıyla dinlenilmek suretiyle çelişki giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, taşınmazın dört bir tarafını gösterecek şekilde çektirilecek fotoğrafları dosyaya konulmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği konusunda, jeolog bilirkişiden de taşınmazın sınırında bulunan dereden kazanılıp kazanılmadığına ilişkin olarak rapor alınmalı, bundan sonra tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmamış olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de taşınmazın geri kalan bölümü hakkında sicil oluşturulmamış olması da isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 28.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.