Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/5805 E. 2010/7431 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5805
KARAR NO : 2010/7431
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davalının dayanağı olan tapu kaydı ile müdahil Hazine’nin dayanağı tapu kaydının yöntemince uygulanması, taşınmazın kimden kaldığının ve zilyetlik durumunun araştırılması, Suriye uyruklu şahsa ait olduğunun belirlenmesi halinde Bakanlar Kurulu’nun 01.10.1966 tarih 6/7104 sayılı kararının gözetilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 57 parsel sayılı taşınmazın payları oranında davalılar adlarına tesçiline karar verilmiş; hüküm, müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın davalı dayanağı tapu ve vergi kaydı kapsamında kaldığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna göre, bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin yerine getirilmesi zorunludur. Hükmüne uyulan bozma ilamında” davalı ve müdahil Hazinenin dayanağı tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması, taşınmazın kimden kaldığının belirlenmesi, zilyetlik durumunun araştırılması, Suriye uyruklu şahsa ait olduğunun belirlenmesi halinde Bakanlar Kurulu’nun 1.10.1966 tarih 6/7104 sayılı kararının gözetilmesi” gerektiğine işaret edilmesine rağmen, gerekleri yerine getirilmemiştir. Dava konusu taşınmaz, dava dışı 57 ve 59 parsel sayılı taşınmazlara tesis miktarından çok fazla revizyon gören hakkı karar ile oluşan Nisan 1289 tarih 709 sıra sayılı tapu kaydı ve tedavülleri, 1937 tarih 2 tahrir numaralı vergi kaydı ve zilyetlik nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı ve müdahil Hazine, hakkı karar ile oluşan Nisan 1289 tarih 715 sıra numaralı tapu kaydından gelen K.Sani 1329 tarih 31 sıra numaralı tapu kaydına dayanmışlardır. Ayrıca müdahil Hazine, tapu kaydının yanı sıra taşınmazın Suriye uyruklu şahıslardan intikal ettiği ve Hazine tarafından Bakanlar Kurulu kararı ile el konulduğu iddiasına dayanmıştır. Davalı dayanağı tapu kaydı tesis kaydı olan Nisan 1289 tarih 709 sıra numaralı tapu kaydında yüzölçümü 60 dönüm iken, Kızıltepe Asliye Hukuk Mahkemesinin 1.3.1951 tarih, 1950/78-26 sayılı Hazine’nin taraf olmadığı hudut ve mesaha tashihi ilamı ile tapu kaydının yüzölçümü 983.812 m2 olarak değiştirilmiş ve Mayıs 1951 tarih 34 sıra numarası ile tapuya tescil edilmiştir. Kadastro sırasında davalının dayanağı tapu kaydı dava dışı 57 ve 59 parsel sayılı taşınmazlara 700.500 m2 olarak revizyon görmüştür. Davalı dayanağı tapu kaydının dayanağı hudut ve yüzölçümü düzeltilmesi dosyasının haritasında davalı dayanağı tapu kaydının kapsamı demiryolu hattının güneyinde gösterilmiştir. Mahkemece, davalı dayanağı tapu kayında kapsam tayin edilirken bu haritadan yararlanılmadığı gibi, davalı dayanağı tapu kaydının revizyonları değerlendirmeye alınmamış, davalı dayanağı tapu kaydının yüzölçümü bakımından müdahil Hazine’yi bağlayan miktarının 60 dönüm olduğu hususu gözetilmemiştir. Ayrıca, davalı dayanağı vergi kaydının uygulaması da yetersiz olup, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmamış, zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu huzuruyla keşif icra edilmelidir Keşif sırasında davalı tarafın dayandığı tapu kaydı ve dayanağı hudut ve yüzölçümü düzeltilmesi dosyasının haritası uygulanıp kapsamı 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmelidir. Davalı dayanağı tapu kaydının haritasının uygulama kabiliyetinin bulunmaması durumunda ise; davalı dayanağı tapu kaydı ve vergi kaydı ile müdahil Hazinenin dayanağı tapu kaydı uygulanıp kapsamı belirlenmeli, tapu ve vergi kayıtlarının sınırları tek tek okunup, mahalli bilirkişi ve tanıklardan tapu kayıtlarının sınırlarının zeminde gösterilmesi istenilmeli, fenni bilirkişi tarafından gösterilen sınırlar kroki üzerinde işaretlettirilmeli, davalı dayanağı tapu kaydının sınırlarında belirtilen demiryolunun hangi tarihte geçtiği araştırılmalı, davalı tapu kaydının kapsamı yönünden kamulaştırma haritası uygulanmalı, tapu kaydına kapsam tayin edilirken bilirkişilerce gösterilemeyen hudutlar için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, davalı dayanağı tapu kayıtlarının dava dışı 57 ve 59 parsel sayılı taşınmazlara miktarından çok fazla revizyon gördüğü ve davalı dayanağı tapu kaydının yüzölçümü bakımından müdahil Hazine’yi bağlayan miktarının 60 dönüm olduğu hususu davalı dayanağı tapu kaydının kapsamının belirlenmesinde önemle gözetilmeli, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın her bölümü yönünden kim tarafından neye istinaden ve ne zamandan beri zilyet edildiği ile taksime konu olup olmadığı hususlarına ilişkin maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yargılama boyunca dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, taşınmazın niteliğiyle ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, davalının belgesiz olarak aynı çalışma alanı içinde taşınmaz iktisap edip etmediği sorularak miktar sınırlaması yönünden araştırma yapılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının ve vergi kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.