YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5852
KARAR NO : 2010/5809
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 11; 122 ada 13, 57 ve 101 ada 34 parsel sayılı 166046.42, 2556.95, 21452.90 ve 3384168.70 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 114 ada 11, 122 ada 13 ve 57 sayılı parseller Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmaları nedeniyle ham toprak niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiş; 101 ada 34 sayılı parsel ise kadimden beri köy halkının mera olarak kullanılması ve Kadastro Komisyonu kararı ile mera olarak sınırlandırılması nedeniyle mera vasfıyla orta malı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, yasal süresi içinde 101 ada 34 sayılı parselin yaklaşık 11000 metrekarelik bölümü ile diğer parseller hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak murisi … adına tescil istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişme konusu 114 ada 11, 122 ada 13 ve 57 sayılı parseler ile 101 ada 34 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterdiği 15286.92 metrekarelik bölümünün … mirasçıları adına miras payları oranında tesciline; 101 ada 34 sayılı parselin geriye kalan 3368881.78 metrekarelik bölümünün mera niteliğiyle sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişme konusu 114 ada 11, 122 ada 13, 57 ve 101 ada 34 sayılı parselin teknik bilirkişinin rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün davacının murisi …’e ait olup ölümü ile mirasçılarına kaldığı ve 3402 sayılı yasanın 14.maddesinnde öngörülen zilyetlikle mülk edilme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araşıtırma, incleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 114 ada 11 ve 122 ada 57 sayılı parsellerin sınırında bulunan 122 ada 1 sayılı parselin mera niteliğiyle tespit edilip tespitinin kesinleştiği ve dava konusu 101 ada 34 sayılı parselin (A) harfi ile gösterilen 15286.92 metrekarelik bölümü dışındaki kalan bölüm mera olarak kabul edildiği halde taşınmazların meranın devamı niteliğinde olup olmadığı, mera ile aralarında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazların meradan elde edilip edilmedikleri tam olarak araştırılmamıştır. Meraya ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişi ve tanıkların komşu köyden seçilip dinlenmesi gerektiği halde aynı köyden yerel bilirkişi dinlenmesi, ziraat bilirkişisinin soyut raporu ile yetinilerek 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan ayrıntılı rapor alınmaması isabetsizdir. … mirasçıları adına tescil kararı verilen temyiz konusu çekişmeli taşınmazların toplam yüzölçümü 205.343.19 metrekaredir .Oysa 3402 sayılı yasanın 14.maddesi gereğince bir kimse aynı çalışma alanında kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönüm taşınmaz edinebileceği düşünülmemiştir. Ayrıca davacı murisi … adına belgesiz zilyetlikten toplam 86962.84 metrekare taşınmaz tespit edildiği halde
halde 100 dönüm hesabında nazara alınmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazları dıştan çevreleyen tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi, aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri ve 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişi katılımı keşif yapılmalıdır. Dinlenecek yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişilerinden taşınmazların geçmişte ne durumda bulundukları, hangi tarihten beri ve ne şekilde, kim veya kimler tarafından kullanıldıkları, kullanmanın ekonomik amacı uygun olup olmadığı, taşınmazların mera parsellerinden açılıp açılmadıkları, mera parselinden ne suretle ayrıldıkları, arada doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, hususları etraflıca sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık beyanları komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, mahkeme gözlemi her bir taşınmaz için ayrı ayrı keşif zabıtına geçirilmeli, keşfe katılacak 3 kişilik uzman ziraat bilirkişi kurulundan önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraat bilirkişi raporundaki bulgular da değerlendirilerek çekişmeli taşınmazların niteliği, toprak yapısı, komşu taşınmazlara göre arz ettiği özellikler, 114 ada 11 ve 122 ada 57 sayılı parselerin sınırdaki 122 ada 1 sayılı mera parseli ile 101 ada 34 sayılı parselin (A) bölümünün kalan mera bölümü ile arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, mera bütünlüğünün bozulup bozulmadığı hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, rapora taşınmazın keşif sırasında çektirilen ve taşınmazlara aidiyetleri onaylanan fotoğraflarının da eklenmesi sağlanmalı, uzman fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan veriri krokili rapor alınmalı, 3402 sayılı Yasanın 14.maddesi gereğince bir kimse aynı çalışma alanında kuru toprakta 100, sulu toprakta 40 dönüm taşınmazı kayıt ve belgesizden kazanabileceğinden toplam 100 dönüm taşınmazın … mirasçıları davacı ve diğerleri adlarına tescil edilebileceği düşünülmeli, belgesiz limitinin hesabında muris … adına belgesizden tespit edilen ve kesinleşen taşınmazların yüzölçümleri de nazara alınmalı , ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı olduğu şekillde hüküm kurulması isabetsiz temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.