Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6086 E. 2011/3066 K. 30.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6086
KARAR NO : 2011/3066
KARAR TARİHİ : 30.05.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 254 ada 3 parsel sayılı 10958.91 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı … …, nizalı taşınmazın miras bırakanı … …’dan geldiğini, taksim yapılmadığını ve kardeşi …’in çocuksuz olarak vefat etmesi nedeniyle miras payının da bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın … … mirasçıları ya da … … mirasçıları adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, taşınmazın yarı payının davalı … adına, yarı payının ise … … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın … …’dan geldiği ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu … …’a düştüğü, …’in ölümünden sonra ise eşi … asli zilyetliğinde bulunduğu, 26.2.2003 tarihinde satış yolu ile zilyetliğinin davalıya devredildiği, ancak bu satışın kısmen geçerli olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazın kök miras bırakan … …’a ait olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık … …’un ölümünden sonra terekesinin mirasçıları arasında usulüne uygun bir şekilde paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşma yapılmış ve …’e isabet etmiş ise, … terekesinin de taksim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için … … terekesine dahil olan taşınmazların tümü belirlenerek mahallinde taşınmazın bulunduğu yeri iyi bilen, yaşlı, yansız yerel bilirkişiler ve taraflarca gösterilen tanıklar hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte … …’un terekesinin tüm mirasçıları ya da yasal temsilcilerinin katılımı ile paylaşmaya tabi tutulup tutulmadığı, her bir mirasçıya miras payına karşılık taşınır ya da taşınmaz mal verilip verilmediği, dava konusu taşınmazın kimin miras payına düştüğü, kim tarafından, ne şekilde kullanıldığı olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, taşınmazın … … payına isabet ettiğinin anlaşılması halinde … mirasçıları arasında aynı yöntemle, paylaşma yapılıp yapılmadığı araştırılmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri terkeye dahil taşınmazların tespit tutanakları ve kesinleşmiş iseler kadastroca
oluşan tapu kayıtları ile denetlenmeli, toplanan toplanacak olan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre taşınmazın paylaşma sonucu … …’a kaldığı kabul edilmesine rağmen elbirliği mülkiyetinde mirasçılardan …, 3.kişi konumundaki davalıya yaptığı satışın geçerli olmadığının gözardı edilmiş olması da isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.05.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.