Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6189 E. 2010/5346 K. 21.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6189
KARAR NO : 2010/5346
KARAR TARİHİ : 21.09.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 126 ada 7 parsel sayılı 447386,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak niteliğiyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli 126 ada 7 parsel sayılı taşınmazın fenni bilirkişi rapor ve krokisinde (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin davacının murisi Küçük Abdulvahap Keskin’in bir kısım mirasçıları adlarına payları oranında tesçiline, aynı rapor ve krokide taşınmazın (D) harfi ile gösterilen bölümünün tespit gibi tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı … temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı dayanağı tapu kaydının çekişmeli taşınmazın temyize konu bölümlerini kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı dayanağı tapu kaydının oluşum nedeni olan tescil ilamında Hazine’nin taraf olmaması nedeniyle Hazine açısından bağlayıcılığı olmadığı gözetilmemiş, taşınmazın niteliği ile ilgili olarak alınan … ve zirai bilirkişi raporları arasındaki çelişki, 3 kişilik uzman Jeolog ve ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınarak giderilmemiş, taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin sürdürülüş biçimi ve süresi yöntemince araştırılmamıştır. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan kayıtlar getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle; aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, ziraatçı ve Jeolog bilirkişileri huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarından, zilyetliğin sürdürülüşü ile ilgili olarak, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, öncelerinin orman, mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik ziraatçı ve 3 kişilik jeolog bilirkişi kurulundan ise önceki keşif sonucu dosyaya ibraz edilen ziraatçı bilirkişi ve jeolog bilirkişi raporlarındaki bulgular da değerlendirilerek taşınmazın niteliği hususundaki çelişkiyi giderecek şekilde, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, davacının zilyetliğinin başlangıç
tarihi ile zilyetliğin sürdürülüş biçimi yöntemince araştırılmalı, çekişmeli taşınmazın davacı taraf adına tescile karar verilen bölümleri ile ham toprak olan bölümünü bir arada gösterir yan görünüş krokisi çizdirilmeli, çekişmeli taşınmazın her yönünden tüm özelliklerini gösterir fotoğrafları çektirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, fenni bilirkişiye keşfi izlemeye elverişli kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Kabule görede, kadastro hakimi doğru doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. Adlarına tesçile karar verilen paylar toplamı ile payda birbirine eşit olmadığı gibi, çekişmeli taşınmazın geriye kalan bölümü hakkında hüküm kurulmamıştır. Davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.