Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/639 E. 2010/2762 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/639
KARAR NO : 2010/2762
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 102 ada 9 parsel sayılı 109732.80 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki hamtoprak niteliğindeki yerlerden olması nedeniyle Hazine adına; 104 ada 12 parsel sayılı 102111.13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 14.03.1939 tarih 783 numaralı tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle …. Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiştir. Davacılar … ve…, yasal süresi içinde tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 102 ada 9 ve 104 ada 12 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davacı …ise, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 104 ada 12 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacılar … … ve…’ın davalarının kabulüne, davacı …’ın davasının kısmen kabulüne 102 ada 9 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile eşit paylarla davacılar … ve… adlarına tesciline, 29.02.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 6376 m2’lik kısmın dava konusu 104 ada 12 parselden ifrazı ile o adanın en son parsel numarası verilmek suretiyle yine eşit paylarla davacılar … ve… adlarına tesciline 29.02.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 0.903 m2 yüzölçümündeki bölümünün dava konusu 104 ada 12 parselden ifrazı ile davacı …tescil edilmiş olan 104 ada 18 sayılı parsel eklenmesine, karar verilmiş; hüküm, Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Hazine vekilinin temyizine konu olan 104 ada 12 parsel sayılı taşınmaz … Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş ve davacı gerçek kişiler tarafından yukarıda belirtilen iddialara dayanılarak dava açılmıştır. Hazine bu parselin tespit maliki olmayıp, bu parsele yönelik olarak dava açmadığı gibi, davacılar tarafından açılan davaya da katılmamıştır. Bir başka deyişle çekişmeli 104 ada 12 parsel sayılı taşınmaz yönünden Hazinenin taraf sıfatı bulunmamaktadır. Davada taraf olmayanın hükmü temyiz etmekte de hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu parsel yönünden taraf sıfatı bulunan … Köyü Tüzel Kişiliği ile davacı gerçek kişiler hükmü temyiz etmişlerdir. Hal böyle olunca; Hazine vekilinin 104 ada 12 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin, bu taşınmaz yönünden Hazinenin taraf sıfatının bulunmaması nedeniyle REDDİNE,
2- Mahkemece temyize konu olan 102 ada 9 parsel sayılı taşınmazın, davacıların dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kalmadığı; ancak, etrafında mera bulunmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olan çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanları yeterli olmadığı gibi dosyaya getirtilen belgelere göre 9 parsel sayılı taşınmazın Koçköyü sınırları içinde kalan 2062 sayılı mera parseline doğu yönde komşu olduğu anlaşılmasına rağmen, meradan açma olup, olmadığı konusunda yapılan araştırma da yetersizdir. Yetersiz araştırıma, inceleme ve uygulama ile karar verilemez. Doğru sonuca ulaşılabilmesi için, üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu ile komşu köylerde oturan ve davada yararı bulunmayan elverdiğince yaşlı kişiler arasından belirlenecek yerel bilirkişiler ve tarafların aynı yönteme uygun bildirecekleri tanıkları hazır olduğu halde mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte, öncelikle davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydı, dosya içine getirtilecek tüm oluşum belgeleri ve haritasından yararlanılmak suretiyle mahalline uygulanmaya çalışılmalıdır. Uygulamada komşu parsellere ait kadastro tutanakları ile dayanaklarından yararlanılmalı; dayanak tapu kaydının kadastro çalışmaları sırasında başka bir taşınmaza uygulanıp uygulanmadığı üzerinde durulmalıdır. Uygulanmamışsa tapu kaydında malik olarak görünen kişiler veya mirasçıları tarafından aynı veya yakın mevkilerde eskiden beri kullanılan yerler olup olmadığı ile aynı mevkilerde belgesiz olarak adlarına tespit edilen yerler olup olmadığı, dayanak tapu kaydının bu yerlere ait olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Bu şekilde yapılacak araştırma, inceleme ve uygulama ile öncelikle davacı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olup olmadığı kesin olarak belirlenmelidir. Bundan sonra, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinde ne olduğu, kim tarafından hangi tarihten beri ne şekilde kullanıldığı, öncesinin mera olup olmadığı, komşu mera parselinden ne şekilde ayrıldığı, davacı tarafın zilyetliğinin ne zaman başladığı ve ne şekilde kullanıldığı gibi hususlar, olaylara dayalı olarak tek tek sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasında doğabilecek çelişkiler yöntemince giderilmeli, tespite aykırı sonuçlara ulaşılması halinde hazır bulundurulacak tüm tespit bilirkişileri dinlenmek suretiyle, önceki keşfe aykırı sonuca ulaşılması halinde hazır bulundurulacak önceki keşifte dinlenilmiş yerel bilirkişiler dinlenilmek suretiyle aykırılıklarının giderilmesine çalışılmalıdır. Keşfe katılacak ziraatçı bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir ve zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olup olmadığını açıklar, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, önceki keşif sonrası düzenlenmiş ziraatçı bilirkişi raporuna göre doğabilecek çelişkileri irdeler şekilde ayrıntılı ve çekişmeli taşınmazın değişik yönlerden çekilecek fotoğrafları ile desteklenmiş rapor alınmalıdır. Aynı şekilde, keşfe katılacak fen bilirkişisinden keşif ve uygulamayı izleyip denetlemeye olanak verir, dayanak tapu kaydı uygulamasını gösterir ayrıntılı ve çekişmeli taşınmazın komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını gösteren yan kesit çizelgesi eklenmiş rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte gözetilerek; öncelikle çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyorsa miktar fazlası bölüm üzerinde, kalmıyorsa çekişmeli taşınmazın tamamı üzerinde zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışılıp, değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 08.04.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.