Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6395 E. 2011/6938 K. 02.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6395
KARAR NO : 2011/6938
KARAR TARİHİ : 02.11.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
1- Mahkeme kararı davacı …’e Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre … Köyü adresine yapılmış ise de; dosya kapsamından davacının … Mahallesi, … adresinde ikamet ettiği anlaşılmakla, belirtilen adrese yapılan tebligat geçersizdir. Bu nedenle adı geçen davalıya mahkeme kararının belirtilen adresinde yöntemine uygun şekilde tebliği ile temyiz süresinin beklenilmesi,
2- Mahkeme kararı tebliği davalı …’a Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılmıştır. Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinde “muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiç biri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.” hükmüne yer verilmiştir. Adı geçen davacı adına çıkartılan tebliğ evrakında ise muhatabın adreste bulunmama sebepleri belirtilmemiş olduğundan usulüne uygun bir karar tebliğinden söz edilemez. Bu nedenle Tebligat Kanunu ‘nun 21. ve Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddeleri hükümleri dikkate alınarak mahkeme kararının adı geçen davacıya yöntemine uygun şekilde tebliği ile temyiz süresinin beklenilmesi,
3- Mahkeme kararı davacılar …, …, … ve … tarafından temyiz edildiği halde, sadece davacı …’tan temyiz harcı alındığı anlaşılmaktadır. Davacılar tarafından çekişmeli taşınmazların adlarına tescili istemi ile farklı nedenlere dayanılarak ayrı ayrı dosyalarda dava açılmış olup, davalar birleştirilmiştir. Her ne kadar adı geçen davacılar tek bir dilekçe ile hükmü temyiz etmiş iseler de; davalar birleştirilmelerine rağmen bağımsızlıklarını koruyacağından 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36.maddesi ile 10.05.1965 gün ve 1965/1-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı uyarınca, kadastro davalarında temyiz yoluna başvurulması halinde mahkemece alınması öngörülen karar ve ilam harcının 1/4’ünün temyiz harcı olarak peşin alınması zorunludur. Hal böyle olunca temyiz harcının davacılar …, … ve …’tan alınarak alındı belgelerinin dosya içine konulması, gerektiğinde temyiz tarihinde yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434/3. maddesi (ve HMK 344 md) uyarınca işlem yapılması, bundan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 02.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.