Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6426 E. 2010/6609 K. 12.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6426
KARAR NO : 2010/6609
KARAR TARİHİ : 12.11.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 130 ada 2 parsel sayılı 10758,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve bağış nedenleriyle davalılar … ve … adlarına paylı olarak tespit edilmiştir. Davacılar … ve arkadaşları, yasal süresi içinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacılar adlarına eşit hisselerle tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalılar …ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafa ait tapu kaydının daha eski tarihli ve doğru temele dayandığı, taşınmaz üzerinde mülkiyet haklarının bulunduğu, tapu kaydı olmasa dahi davacılar ve önceki maliklerin Toprak Tevzi Komisyonunca oluşturulan kayıt öncesinde 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 46. maddelerinde belirlenen süre koşulunun gerçekleştiği, davalı tarafça sunulan tapu kaydının ise taşınmaz ile irtibatının kurulamadığı kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli değildir. Dosyada her iki taraf da tapu kayıtları ve zilyetliğe dayanmaktadırlar. Tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtları tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmemiş, komşu 1 sayılı parsele uygulanan tapu kaydından taşınmazın bulunduğu mahalde Toprak Tevzi uygulaması yapıldığı anlaşılmasına rağmen buna ilişkin belgeler getirtilerek uygulama yapılmamış ve aynı parsele ilişkin olarak dosyaya yanlış olarak gönderilen tapu kaydı uygulanmak suretiyle bilirkişiden bu tapu kaydına göre rapor alınmış, tarafların dayanakları olan tapu kayıtlarının sınırları bilirkişi raporunda denetime elverecek şekilde işaretlettirilmemiştir. Doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davacı dayanağı Mayıs 1315 tarih ve 43 nolu tapu kaydı ile davalı dayanağı Şubat 1315 tarih 16 nolu tapu kaydı tesislerinden itibaren Tapu Arşiv Daire Başkanlığı ve yerel Tapu Sicil Müdürlüğünden celb edilerek dosyaya getirtilmeli, 1963 yılında Toprak Komisyonu çalışması sırasında tarafların dayanaklarını oluşturan tapu kayıtlarının ne şekilde işlem gördükleri saptanmalı ve buna ilişkin belirtmelik tutanağı ve diğer belgeler dosyaya getirtilmeli, belirtmelik tutanak tanıklarının sağ olup olmadıkları araştırılmalıdır. Dosya tamamlandıktan sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve sağ olmaları halinde
belirtmelik tutanak bilirkişileri huzuru ile dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı ile zemine uygulanmalı, davacı tarafın dayanağı olan Mayıs 1315 tarih ve 43 nolu tapu kaydının hududundaki bilhassa … tarlası, Çay ve … (…) sınırları belirlenerek kroki üzerinde işaretlettirilmeli, yine davalı tarafın dayanağı olan Şubat 1315 tarih ve 16 nolu tapu kaydının hududundaki … Tarlası, Tariki Bölük ve … sınırları zeminde tespit edilerek kroki üzerinde işaretletirilmeli, tapu kaydında tarif edilen sınırlardan yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, tapu kayıtlarının sınırlarında gösterilen … ve İsmail tarlalarının bulunduğu yere ilişkin kayıtlar da getirtilmek suretiyle bilirkişi ve tanık beyanları denetlenmeli, uygulamada belirtmelik tutanağı ve diğer belgelerden de yararlanılmalı, komşu 1 sayılı parselin dayanağı olan 18.11.1963 tarih ve 862/627 nolu tapu kaydında dava konusu taşınmaz için “parsel 71 Tahir Düzenci” yazılmış olup neden bu şekilde yazıldığının üzerinde durulmalı, yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri, sağ ise belirtmelik bilirkişileri ve tanıklardan dava konusu taşınmazın kim tarafından hangi tarihten beri hangi sıfatla kullanıldığı maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, tapu kayıtlarının kapsamları, hukuki değerleri ve zilyetlik hususu kesin olarak açığa kavuşturulduktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar …ve …’in temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.