YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6470
KARAR NO : 2011/5658
KARAR TARİHİ : 13.10.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 228 ada 130 parsel sayılı 12588.92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın tarım arazisi olduğu ve davacı yararına edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın tamamının davacı tarafından zilyet edildiğini ve taşınmazın hiç boş kalmadığını beyan etmişler, keşif sonucu düzenlenen zirai bilirkişi raporunda ise (A) harfi ile gösterilen bölüm üzerinde uzun yıllar ekim ve sürüm yapılmadığı belirtilmiş olup mahkemece beyanlar ve rapor arasında oluşan bu çelişki üzerinde durulmamıştır. Doğru sonuca varılabilmesi için, taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi ile aynı yönteme göre belirlenecek zilyetlik tanıkları ve 3 kişilik zirai bilirkişi kurulu huzuruyla keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yansız bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, üzerinde davacı tarafın zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve nasıl başladığı, ne şekilde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amaca uygun olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, zirai bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği, kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmıyor ise ne kadar süredir kullanılmadığı yönünde ayrıntılı ve gerekçeli, taşınmazın fotoğrafını da içeren rapor alınmalı, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın ekilip sürülen ve boş kalan bölümleri ayrı ayrı işaretlettirilmeli, fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 13.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.