YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6501
KARAR NO : 2011/3795
KARAR TARİHİ : 23.06.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 858 ada 4 parsel sayılı 53711.12 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi, başka bir tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve tespit gibi tescile dair verilen karar Dairemizce, her iki tarafın dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının haritalarının uygulanarak kapsamlarının kesin olarak belirlenmesi, tescil ilamında Hazinenin taraf olması halinde kesin hüküm teşkil edip Hazineyi bağlayacağının göz önünde bulundurulması, tescil krokisinin uygulama kabiliyetinin olmaması halinde kaydın gayri sabit hudutlu olması nedeni ile miktarı ile geçerli olup davalı şahıs tapusunun miktar fazlası olan ve Hazine tapusu kapsamında bulunan bölümün Hazine adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilmek suretiyle bozulmuştur. Mahkemece bu bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen kararın temyizi üzerine verilen karar da, kısa karar ve gerekçeli kararın çelişkili olması nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmuştur. Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümün davalı adına, (B) harfi ile gösterilen bölümün davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı tarafından ileri sürülen temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, her ne kadar mahkemece taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalı tarafın dayandığı 16.05.1964 tarih, 26 ve 27 sıra numaralı tapu kayıtlarının kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek bu bölümün davalı adına tescili yönünde hüküm kurulmuş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 27 sıra numaralı tapu kaydı güney sınırında Abdullah Yıldız, batı sınırında … İlkbahar ve kuzey sınırında da boşluk okumaktadır. Bilirkişi ve tanık sözleri ile tapu kaydının kapsadığı yerin taşınmazın güney bölümüne ait olduğu saptanmıştır. Bu kayıt kuzey tarafında boşluk okumakta olup mahkemece 26 sıra numaralı tapu kaydının da 27 sıra numaralı kaydı tamamlayacak şekilde (A) harfi ile gösterilen bölüme ait olduğu şeklindeki kabul 26 sıra numaralı kaydın güney sınırında boşluk okuması nedeniyle dosya kapsamına uygun değildir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözlerinde tapu kayıtlarında boşluk okunan yerin
taşınmazın içinde kalıp sonradan ihya edildiği belirtilmiş olduğuna göre tapu kayıtlarının birbirine bitişik olduğundan söz edilemez. Bu durumda 27 numaralı tapu kaydının kapsamında kalan miktarın, taşınmazın doğu, batı ve güney sınırı sabit kabul edilerek, sabit sınırlardan başlanarak belirlenmesi ve tapu kaydının miktarı olan bölümün davalı adına, miktar fazlasının ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.