YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6505
KARAR NO : 2011/9634
KARAR TARİHİ : 21.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 101 ada 90, 124, 186, 274, 285, 346, 123 ada 4, 12, 49 ve 125 ada 5 parsel sayılı 827,10, 5951,74, 2936,50, 1898,41, 7292,29, 3785,95, 14917,42, 6642,00, 599,18 ve 17047,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, 101 ada 202, 526 ve 110 ada 4 parsel sayılı 5942,76, 9086,88 ve 766,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, 101 ada 225 parsel sayılı 12943,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davacı … ile davalı … ve müşterekleri adlarına veraseten iştirak şeklinde tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 101 ada 90, 124, 202, 225, 274, 285, 346, 526, 110 ada 4, 123 ada 4, 12, 49 ve 125 ada 5 parsel sayılı taşınmazların davacı … adına, 101 ada 186 parsel sayılı taşınmazın ise eşit paylarla davacı … ve davalı … adlarına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm, davalılardan …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin 101 ada 225, 274, 285, 346, 526, 123 ada 4 ve 49 parsel sayılı taşınmazlara yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- Davalılar vekilinin 101 ada 90, 124, 186, 202, 110 ada 4, 123 ada 12 ve 125 ada 5 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyizine gelince; mahkemece çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı …’den kaldığı ve ölümünden sonra 101 ada 186 parselde eşit paylarla davalı … ve davacı …’in, diğer parsellerde ise davacı …’in kadastro tespitine dek malik sıfatıyla zilyetliklerinin bulunduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç
dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Taşınmazların ortak miras bırakan …’den kaldığı, sağlığında çocukları arasında paylaştırılmadığı gibi ölümünden sonra da mirasçıları arasında tüm mirasçıların katılımı ile gerçekleşen usulüne uygun bir taksim olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yine miras bırakan …’nin sağlığında taşınmazları bakım karşılığında davacıya bıraktığı kanıtlanamadığına göre miras bırakanla birlikte oturan davacının miras bırakanın ölüm tarihine kadar taşınmazlar üzerindeki zilyetliğinin malik sıfatıyla olduğundan söz edilemez. Miras bırakanın ölümünden sonra ise, terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olması nedeniyle, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin tüm mirasçılar adına sürdürüldüğünün kabulü gerekir. Hal böyle olunca sözü edilen taşınmazlar yönünden davanın reddine ve tespit gibi tescillerine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.