Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6786 E. 2010/5493 K. 24.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6786
KARAR NO : 2010/5493
KARAR TARİHİ : 24.09.2010

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 238 ada 127 parsel sayılı 540.90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, sit alanı içinde kalması nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli 218 ada 127 sayılı parselin davacı … adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın 1. derece doğal sit alanı içinde kaldığı 2863 sayılı Yasa’nın 11. maddesinde 2004 yılında 5226 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle doğal sit alanlarında zilyetlikle mülk edinme imkanının sağlandığı, davacı yararına taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmazın sit alanı içinde kalıp kalmadığı yönünden yapılan araştırma ve inceleme yetersiz olup, sit haritası yöntemince zemine uygulanmamış, tespit bilirkişileri taşınmazın başında dinlenilmemiş, ziraat bilirkişisinden alınan rapor ise taşınmazın tarımsal niteliklerinin tespiti açısından bilimsel verilere dayalı olarak hazırlattırılmamıştır. Doğru sonuca ulaşabilmek için, sit haritaları getirtilip, tespit bilirkişileri hazır edildikten sonra fen bilirkişisi, arkeolog bilirkişi ve 3 kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu ile taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalıdır. Sit haritası fen bilirkişisi ve arkeolog bilirkişi vasıtasıyla ölçekleri eşitlenip kadastro paftası ile çakıştırılarak yöntemince uygulanmalı, taşınmazın 1. veya 2. derecede arkeolojik sit alanı içinde kalıp kalmadığı ve üzerinde 1. grup olarak tescil edilmiş kültür ve tabiat varlıkları bulunup bulunmadığı hususları incelenmeli, bilirkişilere denetime elverişli şekilde rapor ve kroki tanzim ettirilmeli, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın zirai niteliklerinin tespiti yönünden bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, tüm deliller toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.