Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/6812 E. 2011/8218 K. 30.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6812
KARAR NO : 2011/8218
KARAR TARİHİ : 30.11.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 243 ada 399 parsel sayılı 13088.94 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tespiti sırasında uyuşmazlık çıktığından, konu Kadastro Komisyonuna intikal etmiş, Kadastro Komisyonunca taşınmaza uyan aynı kuvvet ve mahiyette çifte tapu kaydının bulunması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 10/4. madddesi gereğince yetkisizlik kararı verilerek tutanak ve ekleri Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişme konusu taşınmazın malikinin Hazinesi olarak tespit ve tayinine karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Hazinenin eski tarihli tapu kaydına itibar edilmesi gerektiği, davacı taraf adına 1969 tarihinden sonra 20 yıllık zilyetliğe dayalı tapu kaydı oluşmadığından taşınmazın Hazine adına tescili gerektiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; mahkemenin kabulü dosya kapsamına uygun olmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme de hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. 4753 sayılı yasa ile Toprak Tevzii Komisyonunca yapılan çalışmalarda taşınmazın 29.07.1969 tarih ve 462 sıra numaralı tapu kaydıyla Hazine adına tescil edildiği, ancak bundan sonra tescil yolu ile 06.11.1970 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydı ile de … adına tapu kaydı oluştuğu anlaşılmaktadır. … adına oluşan tapu kaydı daha yeni tarihli ise de, tescil ilamında Hazine’nin taraf olması nedeniyle ilamın taraflar arasında kesin hüküm oluşturup, Hazineyi bağlayacağı gözönüne alındığında bu ilama dayalı olarak oluşan tapu kaydına itibar edilmesi zorunludur. Mahkemece, eski tarihli olduğu için Hazine’ye ait tapu kaydına değer verilmesi isabetsiz olduğu gibi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi gereğince, davacı tapusu tescil krokisi ile Hazine tapusu belirtmelik krokisi ile kapsamlarının geçerli bulunduğu halde her iki tapu kaydının dayanağını oluşturan haritalar da zemine uygulanarak kapsamları açıkça belirlenmemiştir. Mahkemece …’e ait tapu kaydının … Köyünün 243 ada 167 sayılı parseline revizyon gördüğü kabul edilmiş ise de; 243 ada 167 sayılı parselin kadastro tutanağı getirtilmediği gibi bu kaydın revizyonu olarak belirtilen 243 ada 395 sayılı parselin dosyada bulunan kadastro tespit tutanağı incelendiğinde kadastro sırasında sözü edilen tapu kaydının bu parsele uygulanmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca öncelikle 06.11.1970 tarih ve 6 sıra numaralı tapu kaydının kadastro tespiti sırasında her hangi bir parsele revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü ile Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorularak, varsa revizyon gördüğü parsele ait kadastro tespit tutanağının onaylı örneği getirtilerek dosya
tamamlandıktan sonra mahallinde, yeniden yerel bilirkişiler ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalı, yerel bilirkişi yardımı ve fen bilirkişi eli ile kadastro paftası ile tescil ilamı haritası ve Hazinenin dayanağını oluşturan tevzi haritası zemine ölçekleri eşitlenmek ve çakıştırmak suretiyle uygulanmalı, her iki tarafın tapu kayıtlarının kapsamları dayanakları haritalarına göre duraksamaya meydan bırakmayacak şekilde belirlenmeli, kayıtların uygulanmasında, varsa davacı Eyüp’ün dayandığı tapu kaydının revizyon gördüğü parseller de dikkate alınmalı, davacı Eyüp Eker mirasçılarının dayanağını oluşturan tescil krokisinin fenni sıhhatinin bulunmaması nedeniyle uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde tapu kaydının bayır hududu ile gayri sabit hudutlu olduğu göz önüne alınarak, miktarı ile geçerli bulunduğu düşünülmeli, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye imkan veren, tapu kayıtlarının kapsamını ve uygulamasını gösteren ayrıntılı ve krokili rapor alınmalıdır. Yapılan uygulamaya göre Hazinenin taraf olduğu ve kesin hüküm oluşturan … adına kayıtlı tapu kaydının haritası kapsamında kalan bölümün … mirasçıları adına, tapu kaydı kapsamı dışında kalan bölüm var ise Hazine adına tesciline karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.