YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6938
KARAR NO : 2011/7302
KARAR TARİHİ : 16.11.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyiz istemine konu 158 ada 17, 155 ada 112, 195 ada 17 ve 18 parsel sayılı 194.12, 587.91, 145.77 ve 314.68 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 158 ada 17 ve 155 ada 112 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı …, 195 ada 17 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … ve 195 ada 18 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …; yasal süresi içinde Beyşehir Tapu Sicil Müdürlüğünü de hasım göstermek suretiyle, adına tespit gören 158 ada 17 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün yanlış hesaplandığı, 155 ada 112 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davalı … adına tespit edildiği, 195 ada 17 parsel sayılı taşınmazın yarı payının kendisine ait olduğu, 195 ada 18 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün ise eşit paylarla ağabeyi Keramettin ile kendisine ait olduğu iddialarına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 158 ada 17 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 947.30 m2 olarak düzeltilip davacı adına tesciline, 155 ada 112 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline, 195 ada 17 parsel sayılı taşınmazın eşit paylar ile davacı ile davalı … adına tesciline, çekişmeli 195 ada 18 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … Müdürlüğüne izafeten Hazine vekili ile davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, adına tespit edilen 158 ada 17 parsel sayılı taşınmazının gerçekte 1.000 metrekare yüzölçümünde olduğu halde kadastro sırasında yüzölçümünün yanlış hesaplanarak 194,12 metrekare yüzölçümüyle tespit edildiğini iddia ederek dava açmış ve Kadastro Müdürlüğü’nü hasım göstermiştir. Kadastro Müdürlüğü, tüzel kişiliğe sahip olmayıp, davada pasif taraf ehliyeti bulunmadığından davanın Hazineye yöneltilmesi gerektirmektedir. Ancak bu husus, hüküm günü yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uygulaması gereğince temsilcide yanılma niteliğindedir. O halde, mahkemece, temsilcide yanılgı nedeniyle Hazine davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilmek gerekirken, davaya Kadastro Müdürlüğü aleyhine devam olunarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
2- Davacı, kendisine ait 155 ada 112 parselin eksik tespit edildiği ve taşınmazının bir bölümünün komşu taşınmaz içinde kaldığı iddiasıyla, … aleyhine dava açmıştır. Mahallinde yapılan keşif sonucunda davacının iddia ettiği taşınmaz bölümünün, davalı … adına tespit edilen 155 ada 91 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı belirlenmiştir. Ne var ki mahkemece, davanın 155 ada 91 parsel sayılı taşınmaza yönelik olduğu ve bu taşınmaza ait tutanak aslının getirtilerek davaya dahil edilmesi gerektiği düşünülmemiş; 155 ada 91 parsel sayılı taşınmaz hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinde de isabet bulunmamaktadır.
3- Davacının, çekişmeli 195 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı, çekişmeli 195 ada 17 parsel sayılı taşınmazın sadece kardeşi Keramettin adına tespit edildiğini oysa taşınmazın yarı hissesinin kendisine ait olduğunu, ayrıca, 195 ada 17 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 145,77 metrekare buna mukabil 195 ada 18 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 314,68 metrekare olarak tespit edildiğini, ancak taşınmazların yüzölçümlerinin eşit olması gerektiğini iddia etmiştir. Mahkemece davacının 195 ada 17 parselde hisseye yönelik davası kabul edilerek taşınmazın yarı hissesinin davacı adına tesciline karar verilmiş olup bu husus temyiz kapsamı dışındadır. Davacının 195 ada 18 parsel sayılı taşınmaza yönelik talebinin ise, bu taşınmazın bir bölümünün 195 ada 17 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek yarı payının adına tescili istemine ilişkin olduğu açıktır. Davacının, açıklanan şekilde bir talepte bulunmakta hukuki yararı bulunduğu gibi, müşterek malik sıfatıyla bu davayı tek başına açmasında ve iddiasını kanıtlaması halinde 195 ada 18 parsel sayılı taşınmazdan ifrazı gereken taşınmaz bölümünün 1/2 payının adına tesciline karar verilmesinde hukukça bir engel bulunmamaktadır. Bu nedenlerle, mahkemenin dosya kapsamına ve davacının talebine yanlış anlam vererek yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Hükmü temyiz eden davalı idare vekilinin temyiz itirazları, yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazları ise 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 16.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.