YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7430
KARAR NO : 2011/3717
KARAR TARİHİ : 20.06.2011
MAHKEMESİ :AĞIR CEZA MAHKEMESİ
Yedieminlik yükümlülüğüne uymama suçundan sanık …’nun, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 336/a maddesi uyarınca 2 ay hafif hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 1. İcra Ceza Mahkemesinin 08/12/2003 tarih, 2003/7976 esas, 12945 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren lehe kanun hükümlerinin uygulanması talebi üzerine mahkemenin 20/07/2005 tarihli, 2003/7976 esas, 2003/12945 sayılı ek kararı ile; davaya bakma görevinin sulh ceza mahkemesine ait olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20/2-d maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinden bahisle sanık hakkındaki davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8.maddesi gereğince düşürülmesine dair … 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 07/03/2006 tarihli ve 2005/686 esas, 2006/82 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2010 tarihli ve 2010/396 değişik … sayılı kararını kapsayan dosya aleyhine … Bakanlığından verilen 19.09.2010 gün ve 56709 sayılı kanun yararına bozma talebini içeren Yargıtay C.Başsavcılığının 01.10.2010 gün ve K.Y.B. 2010/230375 sayılı tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi,
Tebliğnamede, 5349 sayılı Kanun’la değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz” hükmüne aykırı olarak, mahkemece lehe kanun hükümlerinin değerlendirilmesi sırasında dava zamanaşımı sebebiyle, kesinleşmiş mahkûmiyet kararına ilişkin davanın düşürülmesine karar verildiğinin gözetilmemesi isabetsiz olduğundan anılan hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması gereğine işaret edilmiştir. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, 5349 sayılı Kanun’la değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/4. maddesinde yer alan “Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz” hükmüne aykırı olarak, mahkemece lehe kanun hükümlerinin değerlendirilmesi sırasında dava zamanaşımı sebebiyle, kesinleşm
mahkumiyet kararına ilişkin davanın düşürülmesine karar verilemeyeceğinin gözetilmeden itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname yerinde görülmekle … 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2010 tarih, 2010/396 değişik … sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde ifasına, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay C.Başsavcılığına tevdiine, 20.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.