YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7445
KARAR NO : 2010/6802
KARAR TARİHİ : 23.11.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden … geldi. Aleyhine temyiz istenilen taraftan gelen olmadı. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 128 ada 8 parsel sayılı 589,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve tamamı 4 pay hesabıyla 2 payı …oğlu …, 1’er payı ise … çocukları … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı … oğlu …, yasal süresi içinde çekişmeli taşınmazın eşit paylarla kendisine ve davalı …’a ait bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın 4/8 payının davacı …, 2/8 payının davalı …, 1/8 payının davalı …, 1/8 payının ise davalı … adlarına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece anılan şekilde hüküm tesis edilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında çekişmeli taşınmazın 2/4 payı temyiz eden davalı … adına, 1/4’er payı ise davalılar … ve … adlarına tespit olunmuştur. Davacı, dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın 1/2 payının kendisine, 1/2 payının ise davalı …’a ait olduğunu iddia etmektedir. Mahkemece, davacının davasının sadece, davalılar Mustafa ve … … paylarına yönelik olup olmadığı araştırılmamış, bu konuda davacıdan açıklama istenmemiştir. Diğer taraftan, yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanları uyuşmazlığın çözümü için yeterli ayrıntıyı içermeyen soyut içerikli anlatımlar olduğu gibi birbirleriyle de çelişmektedir. Mahkemece, beyanlar arasındaki çelişki giderilmeye de çalışılmamıştır. Davalı …, dinlenen davalı tanıklarından bir kısmı ile aralarında husumet bulunduğunu ve davalı olduklarını bildirdiği halde bu hususun gerçekliği araştırılmamış, değerlendirmeye alınmamıştır. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca davacıdan dava dilekçesini açıklaması istenmeli, davanın, davalılardan Mustafa ve … paylarına yönelik olup olmadığı belirlenmeli, bundan sonra mahallinde daha önce dinlenen
yerel bilirkişi ve tanıkların katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, yapılacak keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, dava dışı komşu parsellerle aynı bütünden ayrılma olup olmadığı, aynı bütünden bölünmüşler ise ifraz sebebinin ne olduğu, kimden kime ve hangi nedenlerle intikal ettiği, taşınmazın hangi tarihten beri kimler tarafından ve ne şekilde kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, yerel bilirkişi ve tanık beyanları değerlendirilirken bilirkişi ve tanıklar ile taraflar arasında bir husumet bulunup bulunmadığı göz önünde tutulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmayla karar verilemez. Davalı …’ın temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.