Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7664 E. 2011/5030 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7664
KARAR NO : 2011/5030
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 266 ada 3 parsel sayılı 5085,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı …, 4 parsel sayılı 5160,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı nedenlerle davalı … adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış; yargılama sırasında ise davaya konu taşınmazların davalılar adına tespit edilen 267 ada 4 ve 5 sayılı parseller olduğunu belirtmiştir. Mahkemece 267 ada 4 ve 5 sayılı parsellere ait tutanak asılları dosyaya getirtilerek ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, 266 ada 3 ve 4 sayılı parsellerin tespit gibi tapuya tesciline, 267 ada 4 ve 5 sayılı parseller yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı askı ilan süresi içerisinde 3 ve 4 sayılı parselleri davalı göstererek … ve … aleyhine dava açmış, yargılama sırasında ise parselleri hatalı gösterdiğini belirterek 267 ada 4 ve 5 sayılı parselleri dava ettiğini belirtmiştir. Dava süresi içinde ve doğru hasma karşı açıldığına göre parsel numarasının hatalı gösterilmesi davanın gerçek konusunu oluşturan taşınmazların tespitinin kesinleşmesi sonucunu doğurmaz. Mahkemece de bu husus başlangıçta doğru olarak değerlendirilmiş ve sözü edilen 267 ada 4 ve 5 sayılı parsellerin tutanak asılları dosyaya getirtilerek, taşınmazlar davalı hale getirilmiştir. Hal böyle olunca, bu taşınmazlar hakkında davanın esasına girilmek suretiyle araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olduğu gibi; davanın konusu olmadığı kabul edilen 266 ada 3 ve 4 sayılı parseller ile ilgili tutanakların kadastro müdürlüğüne iadesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde “tespit gibi tescile” karar verilmesi ve davalı …’nın isminin karar başlığında Meliha olarak yanlış gösterilmiş olması da isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29/09/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.