Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7666 E. 2011/6552 K. 26.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7666
KARAR NO : 2011/6552
KARAR TARİHİ : 26.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 116 ada 42 parsel sayılı 56686,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına, 116 ada 49 parsel sayılı 11276,56 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davacı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 116 ada 42 parsel sayılı taşınmazın adına tespit edilen 116 ada 49 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 116 ada 42 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 18966,42 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile davacı … adına, geri kalan 37720,54 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline, 116 ada 49 parsel sayılı taşınmazın olağan usullere göre işlemlerinin tamamlanması için kütüklerin devredilmiş olması nedeniyle Tapu Sicil Müdürlüğü’ne geri çevrilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 112 ada 42 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tesciline karar verilen temyize konu (A) harfi ile işaretli bölümünün tespite esas tapu kaydı kapsamında kalmayıp, bu bölüm üzerinde davacı yararına 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde de öngörülen şekilde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmiş olduğu mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğinden davalı Hazine’nin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava, taşınmazın tamamına yönelik açılmış olduğuna göre davanın kısmen kabulüne karar verildiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca mahkemece, yargılama giderlerine ilişkin olarak kabul red oranına göre bir hüküm kurulması gerekirken, dava tümüyle kabul edilmiş gibi yargılama giderlerinin tamamının Hazine’ye yüklenmiş olması isabetsiz, davalı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.