Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/792 E. 2010/2555 K. 29.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/792
KARAR NO : 2010/2555
KARAR TARİHİ : 29.03.2010

MAHKEMESİ : … 5. İCRA MAHKEMESİ

Ticareti terk hükümlerine muhalefet etmek suçundan sanık …’nin beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma talepli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Müşteki vekili 18.11.2008 havale tarihli şikayet dilekçesiyle, borçlu Tira Otomotiv Metal Plas.Kolt. Sist. Teks. Saün. Tic. Ltd. Şti’den olan alacaklarının tahsili amacıyla … 4.İcra Müdürlüğünün 2008/9179 esas sayılı dosyası ile takibe başladıklarını, borçlu şirketin ticaret sicilinde kayıtlı bulunan tüm adreslerine hacze gittiklerini ancak şirketin bu adreslerden ayrılıp ticareti terk etmesine karşın İİK’nun 44.maddesinde düzenlenen beyanda bulunmayarak anılan Kanun hükümlerini ihlal etmesi nedeniyle İİK’nun 337/a maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “..Yapılan yargılama esnasında müşteki vekiline delillerini bildirmesi için süre verilmiş,fakat müşteki vekilince suçun ispatına yönelik herhangi bir delil bildirmemiş olup,ayrıca Ticaret Sicil Memurluğundan gelen yanıtta da suç tarihi itibarıyla sanığın temsilcisi olduğu şirketin ticari kaydının halen devam ettiğinin bildirildiği,dosyanın içeriği itibarıyla da sanığın mahkumiyetini gerektirecek herhangi bir delil elde edilmediği..” gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 136. maddesinde ticaret şirketlerinin nev’ilerinin; kollektif, komandit, anonim, limited ve kooperatif şirketlerinden ibaret olduğu belirtilmiş olup, anılan yasa incelendiğinde yukarıda sayılan şirketler yönünden ticareti terk hususu değil, bunun yerine infisah ve tasfiyelerinin öngörüldüğü, eş anlatımla bu şirketlerde ticareti terk yerine ortaklık ilişkisi sona erdirildiğinden ve tasfiyeleri sonrasında kayıtlı olduğu ticaret sicil memurluğunda terkin işlemi sırasında İİK’nun 44. maddesine göre mal beyanında bulunma yükümlülükleri olmadığından, sözü edilen şirket yetkilileri için ticareti terk suçunun işlenmesinin mümkün olmaması nedeniyle Yargıtay C. Başsavcılığının bozma istemine iştirak edilememiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA, 29.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.