Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/7927 E. 2011/6211 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7927
KARAR NO : 2011/6211
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 157 ada 7, 9 ve 225 ada 38 parsel sayılı 5708,82, 6210,46 ve 521,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmişlerdir. Davacılar …, … ve …, yasal süresi içinde miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1- 157 ada 7 ve 9 parsel sayılı taşınmazların öncesinin tarafların miras bırakanlarına ait olup, ölümü üzerine yapılan paylaşmada 9 sayılı parselin davacı tarafın miras bırakanı …’e, 7 sayılı parselin ise … ve davalı tarafın miras bırakanı … ‘e kaldığı, … mirasçısı … tarafından 9 sayılı parsel ile 7 sayılı parselin …’ya bırakılan bölümünün, 26/04/1976 tarihli senet ile davalı …’e satılıp zilyetliğin devredildiği toplanıp değerlendirilen deliller ile belirlenmiştir. …’in 1965 yılında ölmüş olması nedeniyle terekesinin el birliği şeklinde olduğundan mirasçısı … ‘in tek başına yaptığı satışın geçersiz olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki … terekesi karşısında 3. kişi durumunda olan davalının, taşınmazlar üzerinde satış tarihinden kadastro tespit tarihine kadar 20 yılı aşan süreyle malik sıfatıyla zilyet olduğu göz önüne alındığında lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki koşulların gerçekleşmiş olması nedeniyle mahkemece oluşturulan hükümde isabetsizlik bulunmadığından davacıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlarla ilgili hükmün ONANMASINA,
2- 225 ada 38 parsel sayılı taşınmazla ilgili temyiz itirazlarına gelince, belirtilen taşınmazın öncesinin davacı tarafın miras bırakanı …’e ait olup, ölümüne dek zilyetliğinde olduğu dosya kapsamından, özellikle davalının eşi … ile kardeşi … ‘in beyanlarından anlaşılmaktadır. Davada, Hazine taraf olmadığına göre olayda terk iradesinin tartışılma yeri bulunmamaktadır. Hal böyle olunca anılan parsel yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile red kararı verilmiş olması isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle 225 ada 38 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükmün BOZULMASINA, 20.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.