YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/799
KARAR NO : 2010/2557
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
MAHKEMESİ : … 4. İcra Mahkemesi
Alacaklısını zarara uğratmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçundan sanık …’nin beraatine karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde şikayetçi vekili tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Sanığa isnat edilen suç, İİK’nun 331.maddesinde “Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette yahut gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek veya asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksiltirse, aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacaklı alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde, altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında, isnat edilen suçun oluşabilmesi için öncelikle borçlu hakkında kesinleşmiş icra takibinin bulunması gerekmektedir. Hal böyle olunca sanık hakkında … 12.İcra Müdürlüğünün 2007/2711 esas sayılı dosyası ile … 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 8.5.2007 gün ve 2007/436-436 sayılı ihtiyati haciz kararı dayanak yapılarak 9.5.2007 tarihinde 136.088.11TL’nin tahsili için takibe başlandığı,ancak borçlu sanık … ‘ye ödeme emrinin tebliğ edildiğine ilişkin tebligat parçasına rastlanmaması nedeniyle takibin henüz kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında Yargıtay C.Başsavcılığının görüşüne iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararda yazılı gerektirici nedenlere, yapılan yargılama ve uygulamada isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün İİK.’nun 366. maddesi uyarınca ONANMASINA 29.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.