YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8065
KARAR NO : 2011/7844
KARAR TARİHİ : 23.11.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Dava konusu 236 ada 27 ve 28 parsel sayılı 18257,19 ve 9973,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro sırasında satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı … ve ölü olduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh verilerek davalı … adlarına eşit paylarla tespit ve tescil edilmiş, 236 ada 28 parsel sayılı taşınmazın 993,35 metrekare yüzölçümündeki bölümü üzerinde 30.11.1999 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydıyla …Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. lehine daimi irtifak hakkı bulunduğu beyanlar hanesinde gösterilmiştir. Davacı … , tapu kaydına dayanarak 236 ada 27 parsel sayılı taşınmaz hakkında, davacı … ve müşterekleri ise, yine aynı tapu kaydına dayanarak 236 ada 28 parsel sayılı taşınmaz hakkında tapu iptali ve tescil istemi ile ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafça dayanılan tapu kaydının çekişmeli taşınmazları kapsamadığı ve tapu kaydı kapsamış olsa bile, davalıların taşınmazlar üzerindeki uzun süreli kullanımının satın almaya karine oluşturması nedeniyle davalılar lehine Kadastro Kanunu’nun 13/B-b maddesindeki mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece; davacı tarafça dayanılan 13.11.1985 tarih ve 486 sıra numaralı tapu kaydı mahalline yöntemince uygulanarak kapsamı belirlenmemiştir. Sağlıklı sonuca varılabilmesi için, tapu kaydının oluşum belgeleri ve varsa haritası ile çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dayanılan tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle ve dayanağı olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, tapu kaydının taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın tapu kaydı kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime ve ne surette intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, tapu kaydı taşınmaza uyuyor ise tapulu yer üzerindeki zilyetlik hüküm ifade etmeyeceğine ve davalı tarafça dayanılan senedin uygulanma imkanı da bulunmadığına göre davalıların taşınmazları tapu malikinden tapu dışı yolla satın aldıklarına ilişkin başkaca delilleri var ise sorulup toplanmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 23.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.