YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8505
KARAR NO : 2011/2200
KARAR TARİHİ : 26.04.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVACILAR : … VE ARKADAŞLARI
MÜDAHİL : HAZİNE
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen 01.03.2011 gün ve saatte temyiz eden Hazine vekili Avukat … … ile aleyhine temyiz istenilen … mirasçıları vs. vekili Avukat … geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 305 parsel sayılı 459.750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, mera vasfıyla Köy Tüzel Kişiliği adına tespit edilmiş; …’nun itirazı üzerine komisyonca itirazın reddine ve 305 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Davacı … ve arkadaşları, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın murisleri … ve … mirasçıları adına tescili istemiyle dava açmışlardır. …ve arkadaşları tarafından … … ve arkadaşları aleyhine açılan yola elatmanın önlenmesi istemine ilişkin dava ile, … ve …tarafından hasımsız olarak açılan iki adet tapu kaydının krokili olarak tapuya tescili ve miktarlarının tazyidi istemine ilişkin dava, görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sırasında Hazine, … … ve … da davaya katılmışlardır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda Davacı … ve arkadaşlarının davalarının kabulüne, çekişmeli 305 parsel sayılı taşınmazın … ve … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, müdahil davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıların davasının kabulüne ve çekişmeli taşınmazın … ve … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. 1965 yılında yapılan kadastro sırasında çekişmeli taşınmaz mera olarak sınırlandırılmış, …’nun zilyetliğe ve tapu kaydına dayanarak yaptığı itiraz komisyonca reddedilince … ve … mirasçılarından … ve arkadaşları tarafından 29.12.1967 tarihli dava dilekçesiyle işbu dava açılmıştır. Davacılar vekili 19.12.1970 tarihli dilekçesinde, aynı kökten geldikleri anlaşılan Mayıs 1928 tarih 58, Temmuz 1943 tarih 44 ve Şubat 1945 tarih 47 sıra numaralı tapu kayıtlarına dayandıklarını bildirmiştir. Mahkemece, davacıların
./..
2010/8505-2011/2200 S/2
dayandıkları tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, ifrazına ilişkin belgeler ve ifraz haritaları, ifrazın dayanağı olan istimlak kararları eksiksiz olarak getirilmediği gibi, getirtilen kayıtların çoğunda tapu kayıtlarının tarihleri ile geldi ve gitti kayıtlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Defter 23, …,…,… ve 184 numaralı kayıtlardan gelen bu tapu kayıtlarının yüzölçümü başlangıçta 100 dönümken ifraz sonucu oluştuğu anlaşılan Mayıs 1945 tarih 37 sıra numaralı tedavül kaydının miktarı 294 dönüm olduğu halde, miktar değişikliğine sebep olan kayıt ve belgeler ile ifraz sonucu geriye kalan bölüme ilişkin tapu kayıtları üzerinde durulmamıştır. Diğer taraftan, dosya içinde mevcut tapu kayıtlarından, davacıların tutundukları tapu kayıtlarının el değiştirdiği anlaşılmasına rağmen davacıların aynı kökten gelen tapu kayıtlarında paylarının kalıp kalmadığı araştırılmamış, ifrazen oluşan tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon gördüğü parseller fen bilirkişi raporlarında işaretlenmemiştir. Yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları da soyut içerikli olup, somut bilgilerle desteklenmemiş, komşu parsellere revizyon gören kayıt ve belgeler uygulanmak suretiyle yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiştir. Ziraatçi bilirkişilerden alınan rapor, taşınmazın hukuki durumunu belirlemek için tek başına yeterli kabul edilmiş, çevre taşınmazlara revizyon gören kayıt ve belgelerde çekişmeli taşınmaz yönünün mera, harman yeri olarak okunması üzerinde durulmamış, zilyetlikte miktar sınırlaması yönünden hiçbir değerlendirme yapılmamıştır.
Diğer taraftan, davacılar … ve arkadaşları tarafından davalılar … ve arkadaşları aleyhine açılan dava ile davacılar … … ve …tarafından hasımsız olarak Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan … ve …’ın da müdahil olarak katıldıkları dava dosyaları kadastro mahkemesine aktarılarak birleştirilen davaların tarafları karar başlığında gösterilmemiş, bu davalarda ileri sürülen iddia ve savunmalar yönünden araştırma yapılarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği gibi, yargılama sırasında yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca çalışma yapılarak çekişmeli taşınmaz hakkında 6548 ada 100 parsel numarasıyla uygulama tutanağı düzenlendiği ve çekişmeli taşınmazın yüzölçümünde farklılık meydana geldiği halde bu konu ile ilgili olarak da herhangi bir karar verilmemiştir.
Bu derece eksik ve yetersiz araştırmayla hüküm kurulamaz. O halde doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle aynı dosyada birleşen davalar olduğu dikkate alınarak taraf teşkili sağlanmalı; bundan ana dosyada ve birleşen davalarda dayanılan tapu kayıtları ilk tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte ilgili yerlerden istenmeli, intikaller sırasında tapu kayıtlarının sınırlarında ve yüzölçümlerinde değişiklikler ortaya çıkması halinde bunun nedenleri araştırılarak sınır ve miktar değişimine dayanak olan kayıt ve belgeler ile istimlak belgeleri ve ifraz haritaları getirtilmeli, tapu kayıtlarının kadastro sırasında revizyon gördükleri taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile dava konusu taşınmazı bu taşınmazlarla birlikte gösterir pafta haritaları istenmeli; davacıların, dayandıkları tapu kayıtlarında paylarının kalıp kalmadığı tespit edilmeli, bundan sonra çekişmeli taşınmaz başında fen bilirkişisi ve davada yararı bulunmayan köy ya da mahalleler halkından seçilecek yaşlı üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ile aynı nitelikler dikkate alınarak taraflarca gösterilecek tanıkların katılımıyla keşif yapılarak dayanılan tapu kayıtlarının sınırları tek tek okunmak suretiyle zeminde gösterilmesi sağlanmalı, yerel bilirkişilerce bilinemeyen ve gösterilemeyen sınırlar konusunda taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve dayanağı belgelerle denetlenmelidir. Uzman fen bilirkişisine çekişmeli taşınmaz ile komşu taşınmazları ve tarafların tutundukları tapu kayıtları ile aynı kökten gelen kayıtların kadastro sırasında revizyon gördükleri
./..
2010/8505-2011/2200 S/3
parselleri (arazi kadastrosu sırasında aldıkları parsel numaraları ile) birlikte gösteren, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği nokta ve sınırların işaretlendiği, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmelidir. Çekişmeli taşınmazın çevresinde yer alan taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtları ile 1937 tarihli vergi kayıtlarının çekişmeli taşınmaz yönünü “harman yeri”, “köy harman yeri”, “köy harman yerleri” ve “mera” olarak okuyor olması karşısında, bu kayıt ve belgelerin aksinin soyut içerikli tanık sözleri ve bilirkişi raporları ile ispat edilemeyeceği, aynı kuvvet ve mahiyetteki belgelerle aksinin kanıtlanamaması halinde çekişmeli taşınmazın tamamı ya da bir bölümü üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinmenin mümkün olamayacağı, sadece dayanılan tapu kayıtlarında paylarının bulunması şartıyla kayıtlar kapsamında kaldığı kanıtlanan taşınmaz bölümlerinin kayıt miktarları ile sınırlı olarak şahıslar adına tescilinin mümkün olabileceği göz önünde bulundurulmak suretiyle toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen hususlar gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olup, katılan Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 825.00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren müdahil davacıya verilmesine, 26.04.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…