Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/8514 E. 2011/4567 K. 21.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8514
KARAR NO : 2011/4567
KARAR TARİHİ : 21.09.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 228 ada 1, 229 ada 1, 207 ada 2 parsel sayılı 5683.41 m2, 32536.47m2 ve 13473.97 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden oldukları belirtilerek hali arazı vasfıyla davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 228 ada 1 ve 207 ada 2 sayılı parsellerin tespit gibi tesciline, 229 ada 1 sayılı parselin dava konusu olmadığının anlaşılması nedeniyle bu parselin kadastro tespit tutanağının kararın kesinleşmesi halinde olağan usuli işlemleri tamamlanmak üzere Arıcak Tapu Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun l4.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile saptandığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan dava konusu 207 ada 2 sayılı parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
2- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun l4.maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediği mahallinde yapılan keşif, uygulama, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile saptandığına göre çekişme konusu 228 ada 1 sayılı parsele yönelik sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, dosyaya ibraz edilen ziraatçi bilirkişi raporuna göre taşınmaz üzerinde 7 adet 35-40 yaşında dut ağacı bulunduğu, keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözlerinden de dut ağaçlarının davacının anne ve babası tarafından dikildiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Yasa’nın 19/2. maddesi gereğince Hazineye ait taşınmaz üzerinde tespit tarihinden önce meydana getirildiği anlaşılan bu muhtesatların kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekir. Ancak, ziraatçi bilirkişi raporunda belirtilen ağaçların taşınmaz üzerindeki konumları, dağılımları işaretlenmemiştir. Hal böyle olunca taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, keşifte hazır bulundurulacak fen ve ziraatçi bilirkişiden ağaçların taşınmaz üzerindeki dağılımı ve konumunu gösterir rapor istenilmeli, bundan sonra konumları da açıklanmak suretiyle dut ağaçlarının davacıya ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesince kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözardı edilerek hüküm kurulması isabetsiz olup davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.