Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/8528 E. 2011/6582 K. 26.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8528
KARAR NO : 2011/6582
KARAR TARİHİ : 26.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 119 ada 143 parsel sayılı 9512.45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz …, 119 ada 144 parsel sayılı 7863.25 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise … adına tespit edilmiş, 119 ada 143 sayılı parselin meraya tecavüzden dolayı Sulh Ceza Mahkemesinde davalı olduğu tutanağın beyanlar hanesine şerh verilmiştir. Davacı Hazine, yasal süresi içinde taşınmazların mera olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 119 ada 143 sayılı parselin tespit gibi davalı …, 119 ada 144 sayılı parselin davalı … adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazların öncesinin mera olmadığını, davalılara babası …’ten intikal ettiği ve lehlerine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine, taşınmazların öncesinin mera vasfında olduğunu iddia etmiştir. … Sulh Ceza Mahkemesinin 2001/131 esas ve 2003/203 sayılı ve 30.12.2003 tarihli ilamı ile davalı … hakkında köy merasına tecavüzden dolayı yapılan yargılama sonunda TCK’nun 513/2. Maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiş ve mahkumiyet kararı kesinleşmiştir. Ceza Mahkumiyetinin dayanağını oluşturan keşif sonucu ibraz edilen fen bilirkişi rapor ve krokisinde meraya tecavüz edilen bölümler (A), (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilmiştir. Mahkemece, Sulh Ceza Mahkemesinde mera olarak belirlenen yerlerin dava konusu taşınmaz içinde kalıp kalmadığı tespit edilmemiştir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. Doğru sonuca varılabilmesi için taşınmaz başında komşu köyde ikamet eden, taşınmazı iyi bilen ve elverdiğince yaşlı yerel bilirkişiler, aynı yöntem ile gösterilecek taraf tanıkları, tespit bilirkişileri, Sulh Ceza Mahkemesinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar ile üç kişilik ziraatçi bilirkişiden oluşan ziraai bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte Sulh Ceza Mahkemesinde mera olarak kabul edilerek kesinleşen yerlerin dava konusu taşınmazlar içinde kalıp kalmadığı kesin olarak tespit edilmeli, fen bilirkişi tarafından Sulh Ceza Mahkemesi dava dosyasındaki 11.04.2002 tarihli rapor ve krokisi ile pafta haritası çakıştırılmalı, uygulama sırasında … evi zeminde sabit nokta olarak ele alınmalı, Sulh Ceza Mahkemesinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklardan da yararlanılarak Sulh Ceza Mahkemesince mera olarak kabul edilen bölümler fen bilirkişi krokisinde gösterilmelidir. Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan keşif sonucu ibraz edilen 15.04.2002 tarihli ziraat bilirkişi raporu ile dosyaya ibraz edilen ziraatçi bilirkişi raporu arasındaki çelişkiler 3 kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan rapor alınarak giderilmeye çalışılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazların toprak yapısı, eğimi, komşu parsellere göre arz ettiği özellikler ve 11.04.2002 tarihli ziraatçi raporundaki tespit edilen bulgular değerlendirilerek çekişmeli taşınmazların öncesinin mera vasfında olup olmadıkları hususlarında bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor istenmelidir. Sulh Ceza Mahkemesi ilamında mera olduğu kabul ve hükme konu edilen (A), (B), (C) ve (D) bölümlerinin dışındaki bölümlerin de öncesinin mera olup olmadığı çekişmeli taşınmazlar içinde kadimden beri kullanılan ev yeri ve tarla bulup bulunmadığı hususlarında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazların niteliği, vasfı, eğimi ve konumu hakkında yapılacak gözlem keşif zaptına geçirilmeli, taşınmazların fotoğrafları çektirilerek bilirkişi raporuna eklenmelidir. Değerlendirme sırasında aynı hüküm ile Hazineye verilen ve temyiz konusu yapılmayıp çekişmeli taşınmazların sınırında bulunan 119 ada 171 parselin tespit maliki …’un da aynı Sulh Ceza Mahkemesi ilamı ile meraya tecavüzden cezalandırıldığı da göz önüne bulundurulmalıdır. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz ve temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 26.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.