YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8679
KARAR NO : 2012/87
KARAR TARİHİ : 23.01.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davalı tespit maliki … ’nın mirasçılarının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, daha sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm delillerin toplanarak uyuşmazlığın çözümlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacılar …, … , müdahiller … ve …’ın davalarının reddine, davacı … ’ın davasının feragat nedeniyle reddine, müdahil davacılar … ve … ’ın davalarının kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptaline, taşınmazın 8960 pay kabul edilerek 640’ardan 4480 payının müdahil davacı … mirasçıları …, …, …, …, …, … ve … adına, 4480 payın ise isimleri ve payları belirtilmek suretiyle müdahil davacı … mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … mirasçılarından … ile … oğlu … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tapu kayıt maliki mirasçılarının davaya dahil edildiği, taraf teşkilinin sağlandığı belirtilerek müdahil davacıların davasının kabulüne, davacıların davasının reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Delil olarak davacı … ile müdahil davacılar tapu kaydı ile vergi kaydına dayanmış olup yöntemine uygun şekilde tapu ve vergi kaydı uygulaması yapılmamıştır. Önceki keşiflerde tespit tutanağının dayanağı tapu kaydının nizalı taşınmazı kapsadığı belirtilmesine rağmen 14.8.1964 tarihli keşifte davacı …’un tutunduğu tapu kaydı olan Mart 1289 tarih 67 numaralı tapu kaydının nizalı taşınmaz ile dava dışı 435 parseli kapsadığı, davalı dayanak tapu kaydının ise gayrısabit sınırlı tapu kaydı olduğu belirtilmiş olup tapu kaydının kapsamı içinde kaldığı bildirilen taşınmazları çevreleyen taşınmazlar ile nizalı taşınmazı çevreleyen taşınmazın kadastro tespit tutanak suretleri ile varsa dayanak kayıtları tesisinden itibaren getirtilmemiş, mahkemece tanık ve bilirkişi beyanları denetlenmemiş, davacının tutunduğu tapu kaydındaki malik … oğlu … ile davacı arasındaki irsi ilişkiyi ortaya koyan nüfus kayıtları getirtilmemiş veya davacı taraftan bu kişiye ait veraset ilamını ibraz etmesi istenmemiştir. O halde mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının maliki ile
davacılar aralarında irsi ilişki bulunup bulunmadığı nüfus kayıtları ya da veraset ilamı ile ortaya konulmalı, tarafların tutundukları tapu kayıtlarının haritaya dayalı olup olmadığı ilgili dairelerden sorulup varsa haritası ve kaydın oluşumuna esas alınan belgeler ile tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm parsellerle bu parselleri kenardan çevreleyen komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilmeli, dosya ikmal edildikten sonra mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, uzman bilirkişilerin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tarafların tutundukları tapu kayıtları ile vergi kayıtlarının sınırları ayrı ayrı okunmalı, yerel bilirkişiler ve tanıklarca zeminde tek tek gösterilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, tapu kayıtlarının dayanağı haritanın bulunması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi gereğince mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları ile teknik bilirkişi tarafından zemine uygulanarak kayıtların kapsamı haritasına göre belirlenmeli, bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulaması ile ilgili beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtları ile vergi kaydının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir nitelikte ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, taşınmazın tümünün ya da bir bölümünün tutunulan tapu kayıtları ile vergi kaydı kapsamında kalıp kalmadığı kesin olarak tespit edilmeli, yapılan uygulama sonucunda tapu kayıtlarının çakıştığı sonucuna varılırsa, doğru temele dayanan eski tarihli tapu kaydına değer verilmeli, toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Kabule göre de davası kabul edilen müdahil davacılardan Yahya oğlu Habib Kar’ın dosya içerisinde yer alan Kadirli Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 6.2.1989 tarih 1989/74 Esas 1989/56 Karar sayılı ilamına ve dosya içerisinde yer alan nüfus kayıtlarına göre 9 çocuğunun bulunduğu anlaşılmasına rağmen bu çocuklardan Hayri ve Mukaddes’e pay verilmemesi de doğru olmamıştır. Mahkemece belirtilen yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ve uygulama ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA 23.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.