YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9032
KARAR NO : 2010/7478
KARAR TARİHİ : 17.12.2010
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu 122 ada 2 parsel sayılı 5074,04 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı Hazine adına, 134 ada 2 parsel sayılı 112,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın 1/2 payı tapu kaydı nedeniyle davalı …, 1/2 payı ise tapu kaydı ve irsen intikal nedeniyle davalı … ve müşterekleri adına veraseten iştirak olarak tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde satış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 134 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesçiline, 122 ada 2 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 3899,72 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kadastro tespitinin iptali ile davacı … adına, (B) harfi ile gösterilen 1174,32 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise tespit gibi davalı Hazine adına tesçiline karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan tüm temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli 134 ada 2 parsele ilişkin hükmün ONANMASINA,
Çekişmeli 122 ada 2 parselle ilgili temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün tarım arazisi niteliğinde olduğu ve davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu kabul edilmek sureti ile hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Davacı 12.05.2003 tarihli senet ile çekişmeli taşınmazı İsmail Sakallıoğlu’ndan satın aldığı ve o tarihten bu yana taşınmazın zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanmıştır. Mahkemece, 12.05.2003 tarihli senette ismi geçen muhtar ve azalar detaylı olarak dinlenilmemiş, yerel bilirkişi ve tanıklara senetteki hudutlar okunarak ve teknik bilirkişiye işaret ettirilerek senet kapsamı belirlenmemiş, mahkeme gözlemi keşif tutanağına geçirilmeksizin hüküm kurulmuştur. Davaya konu edilen taşınmazın satış senedi ve beyanlar karşısında kime ait olduğu tam olarak anlaşılamamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle tüm komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile dayanağı olan belgeler getirtilip dosya
tamamlandıktan sonra, taşınmaz başında yeniden yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, satış senedinde ismi geçen satıcı, muhtar, azalar ve üç kişiden oluşacak ziraatçı bilirkişi kurulu katılımı ile keşif yapılmalıdır. Keşifte davacının dayandığı satış senedi, sınırları bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle uygulanarak kapsamı kesin olarak belirlenmeli, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdikleri sınırlar haritasında işaret ettirilmeli, senette ismi geçen muhtar ve azalar ile satışı yapan kişi dinlenmeli, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğu, hangi bölümünün kim tarafından, neye istinaden, hangi sıfatla, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı etraflıca sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerinin tamamı tanık sıfatıyla dinlenmeli ve gerektiğinde beyanlar arasındaki çelişkiler yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, uzman ziraat mühendisi kurulundan arazinin niteliği ve toprak yapısı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın niteliğinin zilyetlikle edinmeye elverişli yerlerden olup olmadığı kesin olarak saptanmalı, taşınmazın niteliği konusunda mahkemece komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde yapılacak gözlem keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazın dört tarafından fotoğrafları çektirilmeli, çekişmeli taşınmazın niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri üzerinde durulması gerektiği de düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 17.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.