YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9112
KARAR NO : 2011/6718
KARAR TARİHİ : 31.10.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında … ada 5 parsel sayılı 52483.01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı, pay satışı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tamamı 4 pay kabul edilerek 3 payı … … mirasçıları …, …, …, …, …, …, …, … ve … adlarına, 1 payı ise … mirasçıları …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … adlarına tespit edilmiştir. Davacı … miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Müdahil Davacılar … ve …, miras payları bulunduğu iddiasına dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda müdahil davacılar … ve …’in davalarının kabulüne, davacı … …’ın davasının kısmen kabulüne, çekişmeli … ada 5 parsel sayılı taşınmazın Gölhisar Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 21.7.2008 tarih 2008/46 esas 2008/190 Karar sayılı ilamı uyarınca kök muris … oğlu 1885 doğumlu …’in mirasçıları adına arazide 307200 pay itibar olunarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan …, …, …, …, …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı … oğlu …’ten geldiği ve terekesinin yöntemine uygun şekilde taksim edilmediği doğru olarak belirlenmiş bulunmakla sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak mirasçılar arasında pay temliki mümkün olup mahkemece dikkate alınması zorunludur. Mirasçılardan …’ın miras payını 23.5.1983 tarihli senetle kardeşi … …’a sattığı, …’nin ise vergi kaydının tesisinden önce miras payını, mirasçılardan … …’a devrettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, pay devirleri dikkate alınmadan hüküm tesisi isabetli değildir. Diğer taraftan, kadastro hakimi tam ve eksiksiz tescil hükmü kurmak zorunda olup hüküm fıkrasında hangi payın kim adına tescil edileceğini açıkça göstermelidir. Bu nedenle, hangi
payın kimin adına tescil edileceğine tek tek karar verilmek gerekirken hükmün eki olmayan veraset ilamına atıf yapılması da doğru olmamıştır. Bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 31.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.