Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/9182 E. 2011/8482 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9182
KARAR NO : 2011/8482
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 190 ada 80, 89, 92, 212 ada 19, 46, 116, 120, 121 ve 131 parsel sayılı 9219.81, 56965.16, 1371.61, 13492.92, 2587.67, 10967.03, 40551, 39571 ve 11421.42 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, … Tarihi Sit Alanı içinde kaldıkları, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda çekişmeli 212 ada 19 ve 131 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer parseller yönünden açılan davanın kabulüne ve davacı adına tescillerine, beyanlar hanesine “… Tarihi Sit Alanı içinde kalmaktadır” ibaresinin eklenmesine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, çekişmeli 212 ada 19 ve 131 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili davasından feragat etmiştir. Mahkemece, bu taşınmazlar hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak 3402 sayılı Yasa’nın 1. maddesi gereğince kadastro hakimi, çekişmeli taşınmazlar hakkında sicil oluşturmakla yükümlüdür. Bu nedenle, davanın reddine karar verilmekle yetinilmeyip çekişmeli 212 ada 19 ve 131 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine de karar vermek gerekirken tescile ilişkin hüküm kurulmaması doğru olmamıştır. 212 ada 19 ve 131 parseller yönünden temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile bu taşınmazların ilişkin hükmün BOZULMASINA,
2- Dosya kapsamı, toplanan deliller ve mahallinde yapılan keşifte alınan beyanlardan çekişmeli 190 ada 89 ve 92 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde davacı tarafın iktisabı sağlar bir zilyetliğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca 190 ada 89 ve 92 parseller yönünden davanın reddine ve tespit gibi tescillerine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına aykırı olarak davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden çekişmeli 190 ada 89 ve 92 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA,
3- 190 ada 80, 212 ada 46, 116, 120 ve 121 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; bu taşınmazlar yönünden mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanları taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin ve taşınmazın niteliğini açıklamaktan uzak ve soyut
içeriklidir. Uzman bilirkişi raporlarında, taşınmazlar üzerinde irili ufaklı … parçaları bulunduğu bildirilmiş olup bu tespitlerle yerel bilirkişi beyanları çelişmektedir. Eksik inceleme ve yetersiz araştırmaya dayanılarak hüküm verilemez. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşabilmek için mahallinde üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, fen bilirkişisi, üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ve bir fotoğrafçı bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesinin ne olduğu, üzerlerindeki zilyetliğin hangi tarihte, kim tarafından, nasıl başlatıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, bugüne kadar nasıl zilyet edilegeldiği, taşınmazların taşlık ve kayalık yapısının zilyetliğe engel olup olmadığı, taşınmazların tamamının zilyet edilip edilmediği gibi hususlarda olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, tespitten farklı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişilerin tanık sıfatıyla dinlenmeleri gerekeceği düşünülmeli, çelişki ortaya çıkarsa, yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı, fen bilirkişisinden keşfi izlemeye olanak sağlar nitelikte rapor ve harita düzenlemesi istenmelidir. Ziratçi bilirkişi kurulundan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, taşlılık oranı, toprak derinliği, bitki örtüsü … bloklarının yapısı gibi taşınmazların niteliğini etkileyen özellikleri, taşınmazlarda bulunan irili ufaklı … parçalarının zilyetliği etkileyip etkilemediği gibi hususlarda teknik verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, fotoğrafçı bilirkişiden çekişmeli taşınmazların genel görünümünü ve toprak yapısını yansıtan farklı yön ve açılardan çekilmiş fotoğraflarını çekmesi istenmeli, fen bilirkişi yardımı ile fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazların sınırları işaretlenmeli, mahkeme hakimi tarafından taşınmazlarla ilgili gözlenen hususlar keşif tutanağına yazılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanık sözleri, komşu parsellere ait kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanağı belgelerle denetlenmelidir. Bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmeli, değerlendirme sırasında 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen 40 ve 100 dönümlük sınırların aşılıp aşılmadığı da göz önünde bulundurulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan şekilde bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulü ile, çekişmeli 190 ada 80, 212 ada 46, 116, 120 ve 121 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün BOZULMASINA, 05.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.