Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/9236 E. 2011/8565 K. 06.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9236
KARAR NO : 2011/8565
KARAR TARİHİ : 06.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “Davanın, Hukuk Yargılama Usulü Yasası’nın 455 vd. maddeleri gereğince tavzih istemine ilişkin olduğu vurgulanarak mahallinde uzman fen bilirkişi vasıtasıyla keşif yapılması, kararın dayanağı olan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm ile diğer bölüm arasındaki sınır sabit kalmak şartıyla bölümlerin gerçek yüzölçümleri ile antik … kalıntısının arazi üzerinde kapladığı gerçek yerin belirlenmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda çekişmeli 1478 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen bölümünün mera olduğunun tespitine ve tescil dışı bırakılmasına, aynı rapor ve krokide (D) harfi ile gösterilen alan üzerinde antik … kalıntısının bulunduğunun belirtilmek suretiyle krokideki ebatlarıyla davacı Hazine adına tesciline, aynı rapor ve krokide (C) harfi ile gösterilen bölümün davalı Hacer Yalçın adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili ile davalı Hacer Yalçın mirasçılarından … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamına uyulduğuna göre, bozmada işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin yerine getirilmesi zaruridir. Hükmüne uyulan bozma ilamında ” kararın dayanağı olan fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm ile diğer bölüm arasındaki sınır sabit kalmak şartıyla gerçek yüzölçümleri ile taşınmaz üzerinde bulunan antik … kalıntısının arazi üzerindeki gerçek yerinin belirlenmesi” gereğine işaret edilmiştir. Mahkemece, taşınmaz bölümlerinin yüzölçümleri düzeltilerek ve keşif sonucu alınan rapora atıfta bulunulmak suretiyle tavzih kararı verilmesi gerekirken, yeni esas ve karar numarası verilerek yeniden mülkiyete ilişkin hüküm oluşturulması ve fen bilirkişi raporunda antik … kalıntısının bulunduğu bölümün (B) harfi ile gösterilmesine rağmen hükümde (D) bölümü denmek suretiyle infazda karışıklığa sebep olacak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 06.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.