Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2010/9371 E. 2011/5598 K. 12.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9371
KARAR NO : 2011/5598
KARAR TARİHİ : 12.10.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 101 ada 71 parsel sayılı 4623.33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kesin süre içerisinde keşif masrafının yatırılmaması nedeniyle reddine ve çekişmeli 101 ada 71 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen süre içerisinde davacının keşif avansının tamamını yatırmadığı bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de; değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, tanık ve teknik bilirkişilere verilecek ücretlerle vasıta parasının, yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yeterli bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerekmektedir. Mahkemece, hükme esas alınan 09.07.2010 tarihli ara kararı, yerel bilirkişi adayları ve tespit bilirkişilerine davetiye çıkarılmasının hüküm altına alınmaması ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilmemesi nedeniyle yasaya uygun bulunmamaktadır. Yasada öngörülen şekle uygun olmayan ara kararına dayanılarak davacının keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilemez. Diğer taraftan, keşif kararı verilmeden önce dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi zorunludur. Mahkemece, taşınmazın bulunduğu bölgeye ait toprak komisyonu çalışmaları sonucunda oluşan belirtmelik tutanakları, tevzi haritaları ve komşu taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının tüm tesis ve tedavülleri getirtilmemiştir. Dava dosyası keşfe hazır hale gelmeden yapılacak keşfin sonuçsuz kalacağı açık olduğu gibi sonuçsuz kalacağı önceden belli olan keşif ara kararı ile keşif masraflarının kesin süre içinde yatırılmasının istenmesi, usul ekonomisine ve adelete güven ilkesine aykırı olup isabetsizdir. Açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.