Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1018 E. 2011/9147 K. 16.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1018
KARAR NO : 2011/9147
KARAR TARİHİ : 16.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “… 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.04.1961 tarih 1960/341 Esas 1961/268 Karar sayılı ilamı ile hükmen oluşan davalı Hazinenin dayanağı 22.8.1962 tarih 168 numaralı tapu kaydının dayanağı olan tescil ilamı ve krokisi getirilmediği, ayrıca 28.04.1961 tarih 281 numaralı tapu kaydının kapsamı da tevzi haritalarından yararlanılmak suretiyle belirlenmediği belirtilerek, doğru sonuca varılabilmesi için; öncelikle davalıya ait 22.8.1962 tarih 168 numaralı tapu kaydının dayanağı olan ilam ve haritası ile 02.01.1966 tarih 281 numaralı tapu kaydına ait tevzii haritası ve kadastro paftası getirtilerek dosya tamamlandıktan sonra yaşlı, tarafsız, komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları ve teknik bilirkişi katılımı ile mahallinde keşif yapılması, yapılacak keşif sırasında tapu kayıtları ve haritaları kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle uygulanıp kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 20/A maddesi gereğince haritalarına göre belirlenmesi, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının ve haritalarının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, çekişmeli taşınmazın 22.8.1962 tarih 168 ve 02.01.1966 tarih 281 sıra numaralı tapu kayıtlarının oluşum nedeni dikkate alındığında taşınmazın öncesinin mera olduğunun kabulü gerektiğinin düşünülmesi, meraların zilyetlikle kazanılamayacağının dikkate alınması, dayanak tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza ait olmadığı sonucuna varılması halinde, kesinleşen parselin gerçekten kadim mera olup olmadığının yöntemine uygun biçime araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddi ile çekişmeli parselin davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 16.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.