YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1185
KARAR NO : 2011/1606
KARAR TARİHİ : 30.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 159 ada 8 parsel sayılı 11335,77 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, irsen intikal ve taksim nedeniyle davalı …, 159 ada 9 parsel sayılı 7233,42 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, aynı nedenlerle 1/3 payı davalı …, 2/3 payı davalı … adına olmak üzere tespit edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak ve taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, davalılara ait tapu kayıtları taşınmazları kapsıyor olsa bile miktar fazlasının Hazineye ait olduğu iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece, her bir taşınmaz hakkındaki dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli parsellerin, tespite esas alınan ve davalı tarafın dayanağını oluşturan tapu kaydının kapsamında kaldığı, mera ya da orman arazisi olmayıp, tarım arazisi olduğu kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Taşınmazların, Hazine’nin dayanağını oluşturan tapu kayıtlarının kapsamında kalmadığı, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle doğru olarak belirlenmiştir. Tespit sırasında dava konusu taşınmazlara uygulanan ve 12.02.1931 tarih 2 sıra numaralı sicilden gelen tapu kaydının gayri sabit hudutlu olduğu ve miktarı ile geçerli bulunduğu, miktarından çok fazla olarak bir çok taşınmaza uygulandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlık, kayıt miktar fazlasının zilyetlikle iktisap edilebilecek yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taşınmazların güney sınırında bulunan 159 ada 23 sayılı parseli ile çekişmeli taşınmazlara ait tespit tutanaklarının edinme sebebinde, 159 ada 23 sayılı parselin de aynı tapu kaydı kapsamında kaldığı, tapu maliklerinin …. Köyü halkına ait hayvanların otlatılması için kendi aralarında anlaşmaları sonucu mera olarak bırakılarak, bu amaçla kullanıldığı, komisyonun 6.11.2006 tarihli sınırlandırma krokisi ile de bu durumun tespit edildiği belirtilerek 159 ada 23 sayılı parsel mera vasfıyla sınırlandırılmıştır. Bu parsel hakkında da dava açıldığı ve davanın derdest bulunduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu parseller, mera olarak sınırlandırılan bu parsele sınır bulunduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, 159 ada 23 sayılı parselin
kadim mera mı, yoksa öncesi ziraat arazisi iken tapu maliklerince mera olarak kullanılmak üzere bırakılan bir yer mi olduğu, taşınmazların doğusunda kadastro paftasında oldukça ince yol şeklinde gösterilen yolun kadim olup olmadığı, mera parseli ile arada ayırıcı unsur teşkil edip etmediği, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı araştırılmamış, mahkemenin taşınmazların niteliğine ilişkin gözlemi de tutanağa geçirilmemiştir. Keşif sonucu düzenlenen uzman ziraatçı bilirkişi raporu soyut nitelikte olup, taşınmazların öncesinin mera olmadığını kabule yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köylerden seçilecek yerel bilirkişi kurulu, yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından taşınmazların geçmişte kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, sınırındaki 159 ada 23 sayılı parselin kadim mera olup olmadığı, taşınmazlar ile mera parseli arasında sabit doğal ya da yapay nitelikte ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmazların doğusunda paftada ince bir yol olarak görünen yolun, arada ayırıcı unsur teşkil edip etmediği, taşınmazların meradan açılıp açılmadığı, tespit tutanağının edinme sebebinde belirtildiği gibi taşınmazların öncesi tapu kaydı kapsamında ziraat arazisi iken, tapu malikleri tarafından kendi aralarında anlaşarak köyün hayvanlarının otlatılması için mera olarak bırakılıp bırakılmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, alınan beyanların tutanağın edinme sebebinde belirtilen hususlarla çelişmesi halinde tespit bilirkişilerinin tümü tanık sıfatıyla dinlenilmeli, eylemli durumda çekişmeli taşınmazların sınırındaki 159 ada 23 sayılı mera parselinin kadim mera olup olmadığı üzerinde durulmalı, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan arazinin niteliği, toprak yapısı, komşu mera parselinin kadim mera olup olmadığı, kadim mera ise mera ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusunda önceki ziraatçi bilirkişi raporu da irdelenmek suretiyle bilimsel verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmak suretiyle, taşınmazların niteliği kesin olarak saptanmalı; mahkemenin, taşınmazların niteliğine ilişkin gözlemi de keşif tutanağına geçirilmeli, taşınmazları mera parseli ile birlikte gösteren, keşif sırasında çekilen fotoğraflar rapora eklenmeli, çekişmeli taşınmazların niteliği değerlendirilirken komşu parsellerin nitelikleri de göz önüne alınmalı, yukarıda sözü edilen komşu taşınmazın kadim mera olması halinde taşınmazların meradan açılıp açılmadığı, taşınmazların zilyetlikle iktisap edilip edilemeyecekleri yönünde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 30.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.