Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1337 E. 2011/8490 K. 05.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1337
KARAR NO : 2011/8490
KARAR TARİHİ : 05.12.2011

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Kadastro sonucu, 131 ada 1, 2, 3 ve 4 parsel sayılı 115.10, 304.79, 776.05 ve 417.74 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 131 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar, davalı …, 131 ada 3 parsel sayılı taşınmaz, davalı … ve 131 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, tapu kaydına dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı Hazinenin tutunduğu tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara mevkii ve sınırlar itibariyle uymadığı, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının ise taşınmazları kapsadığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma inceleme ve uygulama hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine’nin tutunduğu tapu kaydı mahalline yöntemince uygulanmamış, davalı tarafın dayandığı tapu kaydı ile davalılar arasındaki irsi ilişki araştırılmamıştır. O halde, doğru sonuca ulaşabilmek için öncelikle, tarafların tutundukları tapuların oluşumuna esas olan tüm kayıtlar ve haritalar, dosyaya getirtilmeli, çekişmeli taşınmazlara komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ile varsa dayanağı olan belgeler getirtilip dosya ikmal edilmelidir. Bundan sonra mahallinde, üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ve uzman fen bilirkişisi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında tarafların tutundukları tapu kayıtları ve dayanağı olan belgeler ayrı ayrı okunarak hudutları yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmeli, yerel bilirkişilerce gösterilmeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, tapu kayıtlarının dayanağı haritalarının bulunması halinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca teknik bilirkişi aracılığıyla zemine uygulanarak kayıtların kapsamı haritasına göre belirlenmeli, bilirkişi ve tanıkların kayıt uygulaması ile ilgili beyanları komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, taşınmazların tümünün ya da bir bölümünün tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız tespit edilmeli, davalılar ile tutundukları tapu kayıt malikleri arasındaki mirasçılık ilişkisini ortaya koymak için davalı tarafa veraset ilamlarını sunmak üzere süre verilmeli veya tapu kayıt maliklerine ait nüfus kayıtları
getirtilmeli, tapu kayıt malikleri ile davalılar arasındaki mirasçılık ilişkisi ortaya konulmalı, mirasçılık ilişkisi ispatlanamadığı taktirde bu tapu kayıtlarına delil olarak dayanamayacakları düşünülmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Belirtilen yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 05.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.