YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1377
KARAR NO : 2011/9152
KARAR TARİHİ : 16.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 114 ada 10 ve 119 ada 48 parsel sayılı 7859,32 ve 30004,80 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … tarafından davalılar Hazine, … Köy Tüzel Kişiliği aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sırasında … Köyü Tüzel Kişiliği de davaya dahil edilmiş; davacı tapu kayıtlarına da dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda … Köyü hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, … Köyü ve Hazine yönünden davanın kabulüne ve çekişmeli parsellerin davacı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğu, ancak miktarı ile kapsamadığı ve davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Davacının dayandığı tapu kaydı uygulaması yeterli olmadığı gibi, taşınmazlar eylemli olarak meraya bitişik olduğu halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, aynı tapu kaydına dayanılarak bitişik 114 ada 9 ve 149 ada 49 nolu parseller hakkındaki aynı mahkemenin 2008/18 esas sayılı dava dosyası ile bu davanın birleştirilmesi hususu da düşünülmemiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için aynı kayda dayalı davaların birlikte görülmesi gerektiği düşünülmeli, davacının dayandığı tapu kaydı, varsa kadastro sırasında revizyon gördüğü parsellerin kadastro tespit tutanağı suretleri, komşu parsellerin tutanak örnekleri ve varsa dayanakları getirtilerek, komşu köyden seçilecek 3 kişilik mahalli bilirkişi ve aynı yöntemle belirlenecek tanıklar ile birlikte taşınmazlar başında tespit bilirkişileri ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte yerel bilirkişiler yardımı ile tapu kaydı kapsamı belirlenirken söz konusu kaydın revizyon gördüğü tüm parseller nazara alınmalı, tapu kaydı uygulanarak ve her kaydın kapsamı kesin olarak belirlenerek hudutları zeminde tek tek göstertilmeli, gösterilen hudutlar teknik bilirkişiye haritasında işaret
ettirilmeli, kaydın haritası varsa kapsamı haritasına göre; yoksa; sınırların gayri sabit olması nedeniyle sabit sayılabilecek sınırlar esas alınmak suretiyle miktarına göre duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli, taşınmazların dayanılan tapu kaydının kapsamı dışında kalması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazların geçmişte ne olduğu, kim veya kimler tarafından ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; teknik bilirkişiye, keşfi takibe imkan verir ve uygulanan kayıtların kapsamını gösteren ayrıntılı ve krokili rapor düzenlettirilmeli, 3 kişilik, uzman ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan komşu taşınmazlar ile karşılaştırma yapılmak suretiyle taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini belirten, komşu mera parseli ile arada ayırıcı, doğal ya da yapay unsur bulunup bulunmadığı konusuna açıklık getiren ve önceki raporunu da değerlendiren ve taşınmazların bitişikteki mera arazisinin devamı niteliğinde olup olmadığına dair ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, alınan beyanlar ile önceki keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki ortaya çıktığı takdirde giderilmeye çalışılmalı, davacı yönünden 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörüldüğü şekilde aynı çalışma alanı içinde belgesiz zilyetlik yolu ile edinilebilecek miktarla ilgili gerekli araştırma yapılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.