YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1385
KARAR NO : 2012/2164
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında temyize konu Alanyolu Köyü çalışma alanında bulunan 52, 60 ve 108 ada 107 parsel sayılı 2327,20, 791,01 ve 3000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar vergi kaydı, miras yolu ile gelen hak, paylaşma ve zilyetliğe dayanılarak … mirasçıları … ve paydaşları, aynı nedenle 53 parsel sayılı 1805,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz eşit paylarla … ve… adlarına, aynı ada 58 parsel sayılı 869,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … adına, aynı ada 59 ve 108 ada 108 parsel sayılı 298,01 ve 3000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ….ç adına; tapu kaydı, miras yolu ile gelen hak, paylaşma ve zilyetliğe dayanılarak 105 ada 38 parsel sayılı 6700 metrekare, 39 parsel 7000 metrekare, 40 parsel sayılı 10400 metrekare ve 43 parsel sayılı 22000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar sırası ile … …,…,… ve … adlarına, aynı ada 42 ve 112 ada 64 parsel sayılı sırası ile 14100 ve 3800 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar… adına, 108 ada 71 ve 112 ada 65 parsel sayılı sırası ile 28500 metrekare ve 3200 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar … mirasçıları … ve paydaşları adına; irsen intikal satın alma ve zilyetliğe dayanılarak 102 ada 7 parsel sayılı 5100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yine … mirasçıları adına, aynı ada 8; 177 ada 2, 3, ve 4 parsel sayılı sırası ile 5300, 47,22, 27,36 ve 21,11 metrakare yüzölçümündeki taşınmazlar yine sırası ile …, …, … ve yine … adlarına tespit edilmiştir. Davacı … ve paydaşları taşınmazların ortak miras bırakan … … mirasçıları adına payları oranında tescili istemi ile dava açmışlardır. mahkemece davanın reddine, taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, bir kısım parsellerin tespitine dayanak yapılan ve davacıların da dayandığı tapu kayıtlarının bu taşınmazlara uymadığı, davacıların miras bırakanı Mustafa …’ın taşınmazların bulunduğu köyü 1940’lı yıllarda terk ettiği ve taşınmazlar üzerinde hiç zilyetliğinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, tapu kayıtlarının uygulaması yetersiz olmakla beraber taşınmazların tarafların kök murisi, 1967 yılında ölen … …’tan kaldığı uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, bu yön mahkemenin de kabulündedir. Hukukumuza göre tapusuz olsa bile, miras bırakandan kalan taşınmazlarda mirasçılık ilişkisi devam ettiği sürece bir mirasçının zilyetlik yolu ile diğer mirasçıların payını kazanması hukuken mümkün bulunmamaktadır. Bu durumda uyuşmazlık, …
…’ın terekesinin geçerli bir şekilde paylaşılmış olup olmadığı ve davacıların bir kısım taşınmazlardaki paylarını davalıların miras bırakanları Ahmet ve …’e satıp satmadıkları noktasında toplanmaktadır. Davalılar, kök miras bırakandan kalan tapuda kayıtlı taşınmazların da davacılar tarafından kendi murislerine satıldığı savunmasında bulunmaktadırlar. Ancak, yapılan kayıt ve senet uygulamaları yeterli olmadığı gibi, … terekesinin yöntemine uygun şekilde paylaşılıp, paylaşılmadığı dosyada bulunan 28.03.1984 tarih ve 1991/268-1994/59 E-K sayılı varaset ilamına göre mirasçı olanların tümü dahil olmak üzere, paylaşmaya tüm mirasçıların katılıp katılmadığı konusunda da araştırma inceleme yapılmamıştır. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için elverdiğince yaşlı, yansız, taşınmazların bulunduğu yeri, kullanım durumlarını iyi bilen kişiler arasında seçilecek yerel bilirkişiler, tarafların tanıkları, senet tanıkları ve tespit bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmazların başında yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte, davacıların dayandıkları tapu kayıtları, sınırları yerel bilirkişilere tek tek okunarak revizyon gördükleri tüm parseller dikkate alınmak suretiyle uygulanıp, gösterilen sınırlar işaretlenmeli, bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden davacı tarafa tanık dinletme olanağı sağlanmalı, kayıtların taşınmazları kapsayıp kapsamadıkları belirlenmeli, bilirkişi ve tanıkların sözleri komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli; tapuda kayıtlı taşınmazlarda mirasçılar arasındaki pay satışının yazılı belge ile kanıtlanabileceği göz önünde bulundurularak dosyaya sunulan satış senetleri de tek tek okunmak suretiyle uygulanmalı, senetlerin doğru olmadığına ilişkin itirazlar tartışılıp değerlendirilmeli; senet tanıklarının tümü duruşmada değil taşınmazların başında dinlenilmeli, senetlerin geçerli olmadığının anlaşılması halinde, senet kapsamında kalmış olanlar da dahil olmak üzere terekeye dahil taşınmazların muris … …’ın mirasçıları arasında, tüm mirasçılar ya da yasal temsilcilerinin katılımı ile paylaşılıp, paylaşılmadığı, paylaşma yapılmış ise hangi tarihte yapıldığı, hangi mirasçınının payına hangi taşınmaz ya da taşınır malların isabet ettiği, davaya konu taşınmazların kimlerin miras payına düştüğü, kullanımın ne zamandır kimler tarafından sürdürüldüğü sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanıkları sözleri ile paylaşmada mirasçılara verilen taşınmazların kadastro sırasında ne şekilde tespit edildiği terekeye dahil taşınmazların kadastro tutanakları getirtilip incelenmek suretiyle denetlenmeli; tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tüm tespit bilirkişileri taşınmazın başında dinlenilmek suretiyle aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.