YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15
KARAR NO : 2011/4945
KARAR TARİHİ : 28.09.2011
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı tarafça genel kadastro ile oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemi ile tapu kaydına dayanılarak açılan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
Yargıtay bozma ilamında özetle; “eksik inceleme sonucu verilen hükmün isabetsiz olduğu belirtilerek taraflardan iddia ve savunmaları ile ilgili tüm delilleri sorulup celp edildikten sonra mahallinde yapılacak keşifte tapu kayıtlarının ayrı ayrı uygulanıp kapsamlarının belirlenmesi, davaya konu parsellerin geçmişte ne durumda bulunduklarının, kime ait olduklarının, kimden nasıl intikal ettiklerinin, taraflar arasındaki ortak sınırın nereden geçtiğinin ve sınırda bir değişme olup olmadığının yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından sorulup saptanması, teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi izlemeye olanak verir kroki düzenlettirilmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 170 ada 5 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 07.07.2009 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen mavi renkle boyalı 1515,416 metrekare yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, ortak sınırın yerel bilirkişi ve tanık sözleriyle belirlenememesi nedeniyle oranlama yapılmak suretiyle belirlenen sınır esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Hükmüne uyulan bozma ilamında, tarafların tapu kayıtlarının birbirini sınır okuması nedeniyle aralarındaki sınırın ortak olduğu belirtilmek suretiyle her iki tapu kaydının ayrı ayrı uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, bundan sonra ortak sınırın nereden geçtiğinin saptanması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, tapu kayıtları ayrı ayrı uygulanarak kapsamları belirlenmemiş, bozma ilamına uyulmakla bozmaya uygun işlem yapılması konusunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, mahkeme için ise zorunluluk doğacağı göz önüne alınmamıştır. Hal böyle olunca; bir tapu kaydının kadastro sırasında bir taşınmaza revizyon görmesinin mutlaka o taşınmaza ait olduğu anlamına gelmeyeceği göz önünde bulundurularak dava konusu 170 ada 5 parsel sayılı taşınmaz başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişiler, aynı yönteme göre belirlenecek taraf tanıkları ve tespit bilirkişileri huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında oluşumlarından itibaren tüm tedavülleriyle birlikte tarafların dayandıkları tapu kayıtları ve dayanağı olan tüm belgeler okunup, kayıtlarda yazılı sınırlar yerel bilirkişilere zeminde tek tek göstertilmeli, kayıtlarda yazılı olup yerel bilirkişilerce gösterilemeyen sınırların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, bilirkişi ve tanıkların zeminde gösterdiği sınırlar teknik bilirkişiye haritasında işaret ettirilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişilerinin beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeli, davalı tarafın tapu kaydının solunda yol, sağında ise …’in 148 no’lu hanesi bulunduğu da göz önüne alınmak suretiyle her iki tapu kaydının kapsamı ve çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenmeli, keşfe götürülecek teknik bilirkişiye uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir biçimde kroki düzenlettirilmeli, kayıt kapsamları belirlendikten sonra ortak sınır uyuşmazlığı bulunup bulunmadığı üzerinde durulmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek ve bozma ilamına yanlış anlam yüklemek suretiyle eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı … ve …’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 28.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.