YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1575
KARAR NO : 2011/8750
KARAR TARİHİ : 09.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 138 ada 18 parsel sayılı 3461,58 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı …, miras hissesine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda 3402 sayılı Yasa’nın 36/1. maddesi uyarınca davanın reddine ve çekişmeli parselin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, kesin mehile uyulmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dosya içeriğine göre, daha önce taşınmaz başında keşif yapıldığı, ancak keşifte yalnızca davacının ve davalı mirasçılarından birinin beyanının alınması ile yetinildiği, mahalli bilirkişi ve tanık dinlenmediği, bunun sebeplerinin de gösterilmediği, teknik bilirkişiler hazır bulundurulduğu halde kendilerinden görüş ve rapor alınmadığı ve sebebinin de açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Bundan sonra yeniden keşif kararı verilerek, davacı tarafa keşif ücretini yatırması için 15/04/2010 tarihine kadar kesin önel verilmiştir. Her ne kadar keşif ücreti, verilen süreden sonra 19.04.2010 tarihinde yatırılmış ise de, keşif avansının yatırıldığı tarih ile keşif tarihi olarak belirlenen 04.06.2010 tarihi arasında mahalli bilirkişi ve tanıklara keşif gününün tebliği için, Tebligat Yasası ve Tüzüğünde öngörülen yeterli süre bulunduğundan keşfin yapılması da mümkün bulunmaktadır. Davacının, davanın başından beri davasını ispat yönünden kendisine yüklenen tüm edimleri yerine getirdiği gözönüne alındığında, 3402 sayılı Yasa’nın 36/1. maddesinin dar biçimde yorumlanarak yazılı şekilde hüküm oluşturulması yasanın amacına uygun olmayıp, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 09.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.