Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1596 E. 2011/9150 K. 16.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1596
KARAR NO : 2011/9150
KARAR TARİHİ : 16.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 143 ada 11 parsel sayılı 1028,86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, harman yeri niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı …, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan 05.11.2010 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 387,67 m2’lik kısmının özel harman yeri vasfıyla davacı … mirasçıları adına tesciline, taşınmazın geriye kalan 641,19 m2’lik bölümünün ise harman yeri olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve davalı … Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece çekişme konusu taşınmazın temyize konu fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı yararına edinme koşulları gerçekleştiği gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yetersizdir. Taşınmaz harman yeri olarak sınırlandırılmış, davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescilini istemiştir. Taşınmazın niteliğinin harman yeri olduğu mahkemenin de kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık çekişme konusu 143 ada 11 nolu parselin temyize konu (A) bölümünün öncesinin özel harman yeri mi yoksa kamu malı niteliğinde genel harman yeri mi olduğuna ilişkindir. Hal böyle olunca doğru sonuca varılabilmesi için mahallinde, yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen, komşu köyden seçilecek 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, senet tanıkları ile uzman fen bilirkişisi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak ayrıntılı bilgi alınmalı, senet tanıkları da dinlenilmeli, dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğu, geleneksel biçimde kullanılan orta malı harman yeri olup olmadığı yerel bilirkişilerden sorulup, saptanmalı, davacıya ait özel harman yeri olduğunun bildirilmesi halinde davacıdan başkaca kimseler tarafından kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyorsa bu kullanımın ne sebeple olduğu ayrıntılı olarak sorulmalı; mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, fen bilirkişisinden beyanları denetlemeye ve keşfi izlemeye olanak verecek rapor alınmalı, çekişmeli taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın dava edilen kısmı ile diğer dava edilmeyen kısımlarının detaylı fotoğrafları çektirilmeli, dava edilen bölümlerin kabaca işaretleneceği fotoğraflar onaylanarak dosyaya konulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 16.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.