YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1602
KARAR NO : 2011/8451
KARAR TARİHİ : 02.12.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 187 ada 24 parsel sayılı 21161,95 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle mülk edinme şartlarının oluşmadığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli parselin beyaza boyalı 7656,95 m2’lik kısmının ham toprak olarak davacı Hazine adına, kırmızıya boyalı 13505,00 m2’lik kısmın ise davalı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; yöntemince mera araştırması yapılmadığından eksik inceleme sonucu verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu nedenle; mahallinde yaşlı, tarafsız ve yöreyi iyi bilen komşu köyden seçilecek yerel bilirkişi kurulu ile yine aynı yöntemle belirlenecek tanıklar yardımı ve üç kişilik zirai bilirkişi kurulu refakate alınarak uzman fen bilirkişisi de hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak, taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığı konusunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak ayrıntılı bilgi alıp taşınmazın sınırında mera olması nedeniyle dava konusu taşınmazın bitişiğindeki taşınmazın geleneksel biçimde kullanılan orta malı mera olarak kullanılan mera olup olmadığının,dava konusu taşınmazın öncesinin ne olduğunun, bitişiğindeki meranın devamı niteliğinde olup olmadığının, arada ayırıcı unsur bulunup bulunmadığının yerel bilirkişilerden sorulup, mahkemece yapılacak gözlem tutanağa geçirilmeli, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin tutanaktaki beyanlara aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, ziraatçı bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliğini ve toprak yapısını çevredeki taşınmazlarla karşılaştırmalı inceleyip irdeleyen, komşu mera parseli ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur olup olmadığını belirleyen rapor aldırılmalı, çekişmeli taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmeli, taşınmazın dava edilen kısmı ile diğer dava edilmeyen kısımlarının detaylı fotoğrafları çekilereke ve bu fotoğraflar üzerinde dava edilen bölüm işaretlenerek ve yine mera ile dava edilen kısım arasında ayırıcı unsur varsa buna ilişkin de detaylı fotoğrafları çektirilmek suretiyle ve onaylanarak dosyaya konulmalı, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı ve çekişmeli taşınmaz ile komşu mera
parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösterip açıklayan rapor ve harita düzenlettirilmeli, mera parseli üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı göz önünde bulundurulmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan, davacı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 02.12.2011gününde oybirliği ile karar verildi.