Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1610 E. 2011/8435 K. 02.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1610
KARAR NO : 2011/8435
KARAR TARİHİ : 02.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 189 ada 8 parsel sayılı 2130,11 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın keşfen belirlenecek bir bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne,189 ada 8 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 05.08.2009 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün ifrazen adanın son parseli olarak ahşap samanlık ve arsa vasfıyla tesciline samanlığın İsmail Akgün’e ait olduğunun beyanlar hanesinde gösterilmesine, taşınmazın ifrazdan sonra kalan kısmının düzeltilerek tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; verilen karar dosya içeriğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Dava konusu taşınmaz davalı Hazine adına tespit edilmiş, davacı …,taşınmazın bir bölümünün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davacı lehine edinme koşulları gerçekleştiği gerekçesiyle taşınmazın (A) bölümünün ifrazen tesciline ve kalan bölümünün düzeltilerek tesciline karar verilmiş ancak hangi bölümün kimin adına tescil edileceği gösterilmemiştir. Öte yandan somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30/2. maddesinde gösterilen ayrık haller bulunmadığı halde dava dışı kişi lehine hüküm oluşturulmuştur. Kadastro Hakimi önüne gelen uyuşmazlıklarda davanın tarafları ile uyuşmazlığı çözmek ve infazda kuşku uyandırmayacak şekilde taşınmazın veya taşınmaz kesimlerinin kimler adına tescil edileceğini göstermek zorundadır. Bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 02.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.