Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1617 E. 2011/9156 K. 16.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1617
KARAR NO : 2011/9156
KARAR TARİHİ : 16.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 111 ada 10 parsel sayılı 8442,46 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar … ve … adına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacılar … ve …, sözlü yarıcılık anlaşmasına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda keşif giderlerinin kesin süre içerisinde yatırılmaması nedeni ile ispatlanamayan davanın Kadastro Kanunu’nun 36. maddesi gereğince reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36. maddesinin ispat külfeti kendisine düşen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle, dosya ikmal edildikten sonra tayin edilecek keşif günü ile ilgili ara kararında hakim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayları, taraf tanıkları, uzman bilirkişilere verilecek ücretlerle, araç gideri ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınmalı, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları, taraf tanıkları ve uzman bilirkişilere çıkarılacak davetiye için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmeli, bu süre tayin edilirken Tebligat Tüzüğü’nün 12. maddesi hükmü göz ardı edilmemelidir. Mahkemece, 21.05.2009 ve 09.07.2009 tarihli ara kararlarında mahkeme heyeti ve teknik bilirkişiler ile mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklara verilecek ücretler ile mahalli bilirkişiler, tespit bilirkişileri ve tanıklara yapılacak tebligatlara ilişkin masraflar kalemler halinde gösterilmiş, davacı …’nın yüzüne karşı 21.05.2009 tarihli celsede ihtarat yapılıp, davacı …’ya ise 30.07.2009 tarihinde ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş ise de davacı
tarafa bu giderlerin yatırılması için keşif gününe kadar süre verildiği göz önüne alındığında keşiften önceki gün yatırılması halinde keşif gününün ilgililere tebliği için yeterli süre bulunmadığından belirtilen ara kararı ve bu karara göre çıkartılan muhtıranın hukuki sonuç doğurabileceğinden söz edilemez. Kadastro Kanunu’nun 36. maddesine göre davanın reddedilebilmesi için ara kararının usulüne uygun olması gereklidir. Hal böyle olunca, ara kararına uyulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması isabetsiz olup, davacıların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 16.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.