YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1646
KARAR NO : 2012/7297
KARAR TARİHİ : 27.09.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Haylazlı Köyü kadastro çalışma alanında bulunan 299 parsel sayılı 35.250 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalılar …, … ve … adlarına eşit paylarla tespit edilmiştir. Davacı Hazine, zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddesinde yazılı zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahallinde 10.07.1964 tarihinde yapılan keşif ile keşif sonucu düzenlenen 20.07.1964 tarihli fen bilirkişi raporundan, çekişmeli taşınmazın 20.000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün, dava dışı 138 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 1937 tarih 100 tahrir numaralı, 8 hektar yüzölçümlü ve değişebilir sınırlı vergi kaydının miktarına göre kapsamında kaldığı; davalı tarafın, vergi kaydı kapsamında kalan bu taşınmaz bölümü üzerinde malik sıfatı ile zilyet olduğu belirlenmiştir. Diğer taraftan, dosya kapsamı ile davalı tarafın 08.08.1962 tarihli duruşmadaki beyanlarından, davalıların çekişmeli taşınmazın vergi kaydı kapsamı dışında kalan bölümü üzerindeki zilyetliklerinin 1943 yılında başladığı ve bu tarih ile kadastro tespit tarihi olan 19.05.1956 tarihleri arasında yasada öngörülen 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, dava konusu taşınmazın, davalı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının oluştuğu anlaşılan ve dava dışı 138 parsel sayılı taşınmaza sınır olan güney bölümünden 20.000 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile davalı taraf adına, geriye kalan bölümünün ise davacı Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken, dosya kapsamına uymayan gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davalı … vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.