YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1656
KARAR NO : 2012/2182
KARAR TARİHİ : 12.03.2012
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında Bozburun Köyü 808 parsel sayılı 36.7500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı ve taksim nedeniyle … ve Kalo … mirasçıları adına, Bozburun Köyü 593 parsel sayılı, 585 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadimden beri içme suyu olarak kullanıldığı belirtilerek Bozburun Köyü Tüzelkişiliği adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içerisinde, çekişmeli parsellerin atalarından intikal ettiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli 808 sayılı parselin öncesinin boş olduğu, köy hayvanlarının otladığı, 1975 yılından sonra kullanılmaya başlandığı davacının da son 2-3 senedir kullandığı, 593 sayılı parselin ise hiç kullanılmadığı belirtilerek hüküm kurulmuş ise de araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Doğru sonuca varılabilmesi için davacı tarafın dayandığı 1939 tarih 2 tahrir nolu vergi kaydının kapsadığı belirtilen 659 ila 808 sayılı parsellerin tamamını ve davaya konu 593 parsel sayılı taşınmazı birlikte gösterir birleşik kroki yaptırılıp 659 ila 807 sayılı parseller ile bu parseller ve 593 parsel sayılı taşınmazları tümden çevreleyen tüm komşu parsellere ait onaylı tutanak örnekleri varsa dayanakları kayıtlar getirtilip dosya ikmal edildikten sonra davacının dayandığı vergi kaydının usulüne uygun olarak mahalline uygulanması, kapsamının belirlenmesi, taşınmaz üzerinde kimin zilyet olduğunun duraksamasız belirlenmesi, aynı kayda dayalı dava dosyaları olduğunun tespiti halinde sağlıklı sonucu varılabilmesi için birlikte görülmesi gereği düşünülmeli, çekişmeli parsellerde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanları arasındaki çelişkiler tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tesbit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenerek giderilmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.