Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/1955 E. 2011/8633 K. 08.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1955
KARAR NO : 2011/8633
KARAR TARİHİ : 08.12.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVALILAR : … VE ARKADAŞLARI
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 121 ada 36 ve 40 parsel sayılı 2.091,09 ve 1.342,85 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/4’er pay ile davalılar … ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. Kadastro komisyonunca itirazı reddedilen davacı …, çekişmeli taşınmazların ortak muristen kaldığı ve taksim yapılmadığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazların, davacı … adına tescillerine karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazların davacı tarafından ibraz edilen senetle satın alınmış olduğu gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli olmadığı gibi, davacının paya yönelik dava açtığı dikkate alınmadan taleple bağlılık kuralı gözardı edilerek hüküm kurulması da usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Taşınmaz müştereken davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı, tespitin iptali ile kendisi de dahil olmak üzere 5 hisse olarak taşınmazın davalılarla birlikte adına tescilini talep etmiş, davalılardan … ve … de davayı, bu şekilde kabul etmişlerdir. Davalı … ise, davacının, payını 41 ve 42 sayılı parsellerden aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Bunun üzerine davacı 29.04.1982 tarihli harici satış senedini ibraz etmiştir. Anılan senet mahalline uygulanmak suretiyle kapsamı ve hukuki değeri tartışılıp değerlendirilmediği gibi davanın 1/5 payla sınırlı olarak değerlendirilmesi gerekirken taşınmazların tamamının davacı adına tesciline karar verilmiş olması da isabetsiz olup, davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, 8.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.