YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1956
KARAR NO : 2011/9172
KARAR TARİHİ : 16.12.2011
MAHKEMESİ:KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 173 ada 14 parsel sayılı 20972 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ve ölü … … adına müştereken tespit edilmiş, beyanlar hanesinde taşınmazın üzerindeki (A) harfi ile gösterilen 2 katlı evin Asım ve …’e, (B) harfi ile gösterilen 2 katlı binanın birinci katındaki dükkanların … , … ve …’e, 2. katının … …’e ait olduğu gösterilmiştir. Davacı …, (A) ve (B) harfli yerlerin eşi … …’den kendisine kaldığını, bu sebeple bu yerlerin kendi adına gösterilmesi istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında sadece (B) harfli yerin kendi adına gösterilmesini istediğini belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tespit maliklerinden … …’in 2005 yılında öldüğü ve mirasçı olarak davacı … ile birlikte evlatları …’lerin olduğu nüfus kayıtlarından anlaşılmasına rağmen … … mirasçıları davaya dahil edilmemiş ve karar başlığında da taraf olarak gösterilmemiştir. Taraf teşkili tamamlanmadan davanın esasına girilerek sonuçlandırılması usulen mümkün değildir. Hal böyle olunca tespit maliklerinin tüm mirasçıları davaya dahil edilerek usulen taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulması isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülüğünden sair hususlar incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 16.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.