YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1988
KARAR NO : 2011/1239
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 107 ada 1 ve 114 ada 31 parsel sayılı 6.254,66 ve 58.459,96 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden oldukları gerekçesiyle ve ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı …, yasal süresi içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Davanın 3402 sayılı Yasa’nın 28. maddesi gereğince reddine ilişkin hüküm, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, “3402 sayılı Yasa’nın 28. maddesi gereğince hüküm kurulduğu halde işin esasına girilerek taraflar yönünden kesin hüküm oluşturacak şekilde red kararı verilmesinin, kabule göre de red kararı verildiği halde sicil oluşturulmamış olmasının isabetsiz olduğuna” değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 3402 sayılı Yasa’nın 36. maddesi gereğince davanın reddine ve çekişmeli parsellerin tespit gibi davalı Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece verilen kesin süre içinde davacı tarafın keşif avansını yatırmadığı, bu nedenle keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozmaya uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma ilamında işaret edilen hususların eksiksiz olarak yerine getirilmesi zorunludur. Hükmüne uyulan bozma ilamında öncelikle 28.madde koşulların değerlendirilmesi, davacı tarafça yöntemince dava sebep ve delilleri bildirilmediği takdirde dosya keşfe hazır hale getirtildikten sonra gerektiğinde 3402 sayılı Yasa’nın 36.maddesi gereğince tebligat yapılması hususunun düşünülmesi gereğine değinildiği halde, Mahkemece bu yönde yapılan tebligatlar ve verilen kesin süreler usulüne uygun bulunmamaktadır. Davacı vekiline, 3402 sayılı Yasa’nın 28.maddesi uyarınca dava sebeplerini ve delillerini bildirmesi için tebligat çıkarılmış, daha sonraki celselerde vekilin mazeretlerinin kabulüne karar verilmiştir. Sonraki celselerde ise davacı vekilinin davadan çekilmesi üzerine davacı asil yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 28.maddesi uyarınca işlem yapılmaksızın keşif günü belirlendiği, keşif masraflarını keşif gününe kadar yatırmak üzere kesin süre verilerek 3402 sayılı Yasa’nın 36.maddesine göre çıkartılan tebligatın davacı ile aynı çatı altında oturmayan ve aralarında husumet bulunan yeğeni …..’a tebliğ edildiği, tebligatın usulsüz olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bunun yanında keşif giderlerini ve tebligat giderlerini keşif gününe kadar yatırmak üzere verilen kesin süre de keşif gideri yatırılsa dahi tebligatların çıkartılıp dönmesine yeterli olmadığından makul süre olarak kabul edilemez. Bu durumda yerel bilirkişiler ve tanıklar hazır olmayacağı için yapılamayacağı önceden belli olan keşif için davacı tarafa külfet yüklenmesi doğru olmadığı gibi, bozma ilamı gereğince öncelikle 3402 sayılı Yasa’nın 28. maddesi gereği yerine getirilmeden davacıya 36.madde gereğince kesin mehil verilmesi de doğru değildir. Hal böyle olunca; öncelikle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 28.maddesi gereğince davacıya dava sebep ve delillerini bildirmesi için usulüne uygun tebligat yapılmalı, ondan sonra dosya keşfe hazır hale getirilmeli, gerektiğinde 36.madde uyarınca kesin mehil verilerek usulüne uygun tebligat yapılmalı, bundan sonra sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 14.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.