YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2
KARAR NO : 2011/4142
KARAR TARİHİ : 07.07.2011
MAHKEMESİ : … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında genel kadastro ile oluşan tapunun, tapu kaydına dayanarak açılan iptali davası sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamına özetle; “Davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydı ve mahkeme ilamına göre taşınmazların müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, davalının 3.şahıs değil taşınmazların ortağı konumunda oldukları, bu nedenle Medeni Kanun’un 640 (581). maddesi gereğince iştirakin sağlanmasına gerek olmadığı belirtilerek, tarafların dayandıkları kayıtların kapsamlarının yöntemince belirlenmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar Ömer … ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı tarafın dayanağı olan tapu kaydının ve bu kaydın oluşumuna esas olan mahkeme ilamının 1983 tarihindeki kadastro çalışmalarında uygulandığı bu nedenle eski tapu kayıtlarının hükümsüz hale geldiği, davalı taraf yararına 3402 Sayılı Yasa’nın 13/B-b maddesindeki koşulların gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de; yapılan değerlendirme dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri de yerine getirilmemiştir. Davaya konu taşınmazlara kadastro sırasında revizyon gören 01.09.1981 tarih 31 nolu tapu kaydı ile davacı tarafın çekişmeli taşınmazlara paydaş olduğu kanıtlanmıştır. Bu tapu kaydı Burdur Asliye 1. Hukuk Mahkemesi’nin 1980/208 Esas, 1981/79 Karar sayılı gayri menkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil ilamı ile oluşmuştur. Davalı tarafça harici taksim veya satın alma konusunda bir savunma ileri sürülmediği gibi böyle bir durumun varlığı da kanıtlanmamıştır. Hal böyle olunca davacı tarafın tapu kaydına değer verilmeli, davacıların payları konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmalı ve temyiz eden davacılar Ömer … ve Halil … mirasçılarının payları ile sınırlı olarak davanın kabulüne karar verilmelidir. Mahkemece bozma ilamına yanlış anlam verilerek dosya kapsamına uymayan değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 07.07.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.