Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2209 E. 2011/7061 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2209
KARAR NO : 2011/7061
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ : İCRA MAHKEMESİ

Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememek suçundan sanık …’ün İİK’nun 333/a, 5237 sayılı TCK 52/2 maddeleri gereğince 6 ay hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, hüküm yasal süresi içerisinde sanık müdafii tarafından temyiz edildiğinden, Yargıtay C.Başsavcılığının bozma istemli tebliğnamesiyle dosya Daireye gönderilmiş olmakla, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okunarak GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Temyiz edenin sıfatına göre tebliğnamedeki 3 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak;
Müşteki vekili tarafından sanığa isnat edilen suç İİK’nun 333/a maddesinde, “Ticaret şirketlerinde hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olanların alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticarî işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödemeyerek alacaklıları zarara soktukları takdirde, bu işlem ve eylemlerin başka bir suç oluşturmaması hâlinde, alacaklının şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlendiği dikkate alındığında, atılı suçun oluşabilmesi için, takibin kesinleştiği tarih itibariyle ticari işletmenin borcu ödeyebilecek ekonomik güce sahip olması ve hukuken veya fiilen yönetim yetkisine sahip olan sanığın alacaklıları zarara uğratmak kastiyle ticari işletmenin borçlarını kısmen veya tamamen ödememesi zorunlu olup, diğer taraftan en önemli unsurun ise, sanıkların bu eyleminin başka bir suç oluşturmaması gerekmektedir. Bu çerçevede müşteki vekilinin şikayet dilekçesi incelendiğinde, ileri sürülen iddiaların ispatlanması halinde sanığın eyleminin İİK’nun 331.maddesinde müeyyideye bağlanan alacaklılarını zarara uğratmak kastıyle mevcudunu eksiltme suçuna uyabilecek olması karşısında, sanığın beraati yerine yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
1- Dava ve cezanın İİK’nun 354.maddesinde yazılı sebeplerden düşeceğinin kararda belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Hapis cezası asgari hadden tayin edildiği halde, aynı gerekçeyle gün para cezasının asgari hadden ayrılmak suretiyle tayin edilerek ceza tayininde çelişkiye düşülmesi,
İsabetsiz olup, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle hükmün istem gibi BOZULMASINA, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.