Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2011/2354 E. 2011/3045 K. 27.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2354
KARAR NO : 2011/3045
KARAR TARİHİ : 27.05.2011

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO

Taraflar arasında kadastro tespitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 257 parsel sayılı 41000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ifraz, taksim, tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … evlatları …, … ve ölü … kızı … adına payları oranında tespit edilmiştir. İtirazı Kadastro Komisyonunda reddedilen davacı Hazine, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, dayanak kaydın değişebilir sınırlı olup, miktarı ile geçerli bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişme konusu 257 sayılı parselin tespit gibi davalılar adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmaz, kadastro tespitinde … evlatları …, …, Ölü … kızı … adına tespit edilmiştir. Dosyaya getirtilen nüfus kayıt örneğine göre, tespit maliki … kızı … 2001 yılında ölmüş ve geriye mirasçı olarak … isimli çocukları kaldığı halde bu şahıslar, davaya dahil edilmemiştir. Yine tespit maliki … kızı … …’un mirasçılarından sadece bir kısım … mirasçıları davaya dahil edilmiş, … mirasçısı …, …, … … ile … mirasçısı … mirasçıları …, …, ….t, 1996 yılında öldüğü anlaşılan … mirasçıları …. mirasçıları ile …. davaya dahil edilmemiş; taraf teşkili tam olarak sağlanmamıştır. Ayrıca karar başlığında sadece … … mirasçısı … mirasçılarından … … mirasçıları ile … mirasçılarından … ve … davalı olarak gösterilmiş, tespit maliki …’ün mirasçıları …, …. karar başlığında taraf olarak gösterilmemiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388. maddesi uyarınca, davanın tarafları, davaya katılanların kimlikleri, varsa kanuni temsilcilerinin ad ve soyadları ile adresleri karar başlığında gösterilmelidir. Karar başlığının usule uygun düzenlenmemesi bozma nedenidir. Hal böyle olunca öncelikle tespit maliklerinin tüm mirasçılarına dava dilekçesi yöntemince tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, ondan sonra işin esası hakkında araştırma ve inceleme yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Tüm tespit maliki mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilmesi ve karar başlığında tüm tespit maliklerinin mirasçılarının davalı olarak gösterilmemesi isabetsizdir. Kabule göre de; kadastro hakimi doğru, açık ve infazı kabil sicil oluşturmak zorundadır. Sicil oluştururken taşınmazın kim veya kimler adına hangi oranla tescil edileceğinin açıkça göstermesi gerekmektedir. Davada tespit malikleri ölü olduğuna göre lehine tescil kararı verilen her şahsın açık kimlikleri ve pay oranlarının gösterilmesi gerekirken “Taşınmazın tespit gibi davalılar adına tesciline” şeklinde hüküm kurulması da isabetsizdir. Temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile, hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, 27.05.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi